| Ölmek üzere olan
birine "kelime-i şehadet" dememiz gerekiyor mu? Şükrü
GÜNEY/ÇORUM
Peygamberimiz (SAV) ölmek üzere olanlarınıza kelime-i şehadet,
yani "lailahe illallah" (Allah'tan başka ilah yoktur) cümlesini
öğütleyin buyurur. Bunu zorlayarak, hadi söyle tarzında
yapmamalıyız. Biz kelime-i şehadeti ve bu cümleyi vefat etmek üzere
olanın yanında duyacağı sesle tekrarlarız, o da gereken öğüdü almış
olur. İçinden tekrar eder.
Bazı ayetlerde yüce Allah "biz" der. Bunun
anlamı nedir? Neden "ben" değil de "biz" der? Faruk
ÇAKIR/KIRIKKALE
Kuran-ı Kerim'de bazen yüce Allah'ın kendisine nispet ederek
"biz" ifadesini kullanması, O'nun büyüklüğünü, şanının yüceliğini
gösterir. Hemen hemen bütün dillerde saygı ve yücelik ifadesi olarak
tekil yerine çoğul kelimeler kullanılır. Saygı duyduğumuz veya yakın
olmadığımız kişiye bazen "sen" yerine "siz" kelimesini kullanırız.
Kendimizi ifade için de nezaket olarak "ben" yerine "biz" deriz.
Allah'ın 99 ismi mi var sadece?
E.Yusuf AYDIN GÜMÜŞHANE
Yüce Allah'ın isimlerinin sayısal sınırı olmaz. Bize anmamız ve
bilmemiz için iletilen isimlerinin sayısı 99'dur.
Cami cemaatine devam ediyorum. Hangi
namaz daha faziletlidir? Abdullah AÇIK/ANKARA
Sabah ve yatsı namazlarının cemaatle kılınması, diğer
namazlardan daha faziletlidir.
Kimlerin gıybetini yapmak sakıncasız olur?
Şükrü KÖSE/GİRESUN
Kuran-ı Kerim, gıybeti yasaklamıştır. Bir kimsenin arkasından
hoşlanmayacağı şekilde konuşmak anlamına gelen gıybet haramdır.
Çirkindir. Kuran bunu, "Ölmüş din kardeşinin etini yemek" olarak
nitelemiştir (Hucurat 49/12). Ancak yapacağı kötülüğe dur demek,
başkalarını zararından korumak, zulmü veya ahlaksızlığına engel
olabilmek için kişinin arkasından konuşulabilir.
Cuma namazı kadınlara farz mıdır?
Turhan AKKAYA/TOKAT
Kadınların cuma namazını kılmalarında herhangi bir sakınca
yoktur. Kadınlar bayram ve cenaze namazlarına da katılabilirler.
Nitekim Peygamberimiz (SAV) döneminde katılmışlardır. Ancak kadınlar
cuma namazı kılmakla yükümlü değillerdir.
İki eşi birleştirmek için yalan
söyleyebilir miyiz? Meryem TAŞÇI/AFYON
Peygamberimiz (SAV), "İnsan yalan söylemeyi terk etmedikçe
hakiki Müslüman olamaz. Seni yaksa bile doğruluktan ayrılma
(Riyazüs-Salihin, 1/85)" buyurmuştur. Yalan büyük günahlardandır.
Ancak küsleri barıştırmak, ailevi geçimsizliği gidermek veya çok
önemli hayati bir sıkıntıyı gidermek (sosyal barışa hizmet) gibi
niyetlerle yalan caiz görülmüştür.
Cenazelerde tabutun üzerindeki örtüde
bulunan Arapça yazıda ne var? Levent
ESKİCİ/BEYPAZARI
Genelde tabutun örtüleri üzerinde, her insanın ölümlü olduğunu
hatırlatan, "Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize
döndürüleceksiniz" (Ankebut 29/57)mealindeki ayet yazılıdır. Bu da
örfi bir uygulamadır.
Evlenirken kadına verilen (dini nikáhta)
bir para sözü var. Bu nedir? Mevlüt HOTOĞLU/ÇANKIRI
Erkeğin evlenirken eşine verdiği veya vermeyi taahhüt (söz)
ettiği para veya başka bir mala "mehir" denir. Bir güvencedir.
Erkeğin mehri vermek zorunda olduğu ve geri alamayacağı Kuran'la
sabittir (Bakara 2/237; Nisa4/4, 20, 24, 25; Maide5/5). Mehir
konuşulmamış olsa bile, kadının hakkı olarak erkeğe borç yükletilir.
Mehrin başlık parasıyla ilgisi yoktur. Başlık parası yanlış bir
uygulamadır.
Kabir azabı var mıdır?
Derya TANRIKULU/URFA
İslam inancına göre kabir azabı vardır. Bazı ayetler buna işaret
eder. Sahih hadisler de bunu açıklar (İbrahim Suresi 27; Mümin
Suresi 46). Peygamberimiz, "Kabir, cennet bahçelerinden bir bahçe
veya cehennem çukurlarından bir çukurdur" buyurmuştur.
Adak kurbanının bedeli, fakire
para olarak verilebilir mi? Fatih YURDAKUL KARS
Adak, kişinin bir ibadeti yapacağına dair Allah'a söz vererek
üzerine borç kılması anlamına geldiğinden, bu borçtan kurtulmak için
adağın yerine getirilmesi gerekir. Bundan dolayı kurban keseceğine
dair adakta bulunan kişi, ancak kurban kesmek suretiyle adağını
yerine getirmiş olur. Bu itibarla, adak kurbanını kesmek yerine
parasını fakirlere vermek ya da aynı yardımda bulunmakla bu adak
yerine getirilmiş olmaz.
Adakta yer kaydı bağlayıcı mıdır?
Seyyit GÖÇMEN / ÇORUM
Bir kısım İslam bilginine göre adaklarda mekán şartı bağlayıcı
değildir; bu adak başka bir yerde de ifa edilebilir. Bazı İslam
bilginleri ise ibadetlerin çeşitlerine göre farklı görüşler ortaya
koymuşlardır. Bu konudaki görüşler değerlendirildiğinde, sadakalarda
mekánla ilgili belirlemelere, namazda ise sadece Mescid-i Haram,
Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa'nın belirlenmesine riayet edilmesi
uygun olur. Bunun dışındaki yer belirlemeleri ise bağlayıcı
değildir.
Mezarlık yaptırırken nelere dikkat
etmeliyiz? Abdullah TOZAR TEKİRDAĞ
İslam dini, hayatında olduğu gibi ölümünde de insana gereken
değeri vermiş, saygıyı göstermiş ve öldüğü andan itibaren ona
yapılacak muameleyi de belirlemiştir. Bu itibarla İslam dini, kabir
ve kabristanın düzenli ve tertipli yapılmasını, temiz tutulmasını ve
yeşillendirilmesini, hayatta bulunan insanların ölülere karşı bir
vefa borcu olarak görür. Ancak kabirlerin yükseltilmesi, üzerine
kubbeli binalar yapılması, taşına övücü veya kaderden şikáyet edici
sözler yazılması yasaklanmıştır. Buna karşılık, bir-iki karış
yükseltilmesi, israfa kaçmadan ve tevhid inancına zarar vermeyecek
şekilde yapılmasında bir sakınca yoktur.
Vücut temizliğiyle ilgili dinimizin emri
var mıdır? Dursun YALIN/MUĞLA
Beden temizliğiyle ilgili olmak üzere, yaratılıştan gelen ve
geçmiş peygamberlerin de uyguladığı bazı temizlik noktalarına dikkat
çekilmiştir. Tırnakların kesilmesi, koltuk altı ve mahrem bölgelerin
temizlenmesi, bıyıkların uzun kısımlarının kesilmesi, sünnet olmak
ve özellikle dişlerin temiz tutulması bunlar arasında sayılabilir.
Kolonya kullanıyorum. Bununla namaz
kılabilir miyim? Burhan YILMAZ / YOZGAT
İçerisinde alkol bulunan kolonya, losyon ve benzeri şeyleri
kullanmakta bir sakınca yoktur. Namaz kılmadan önce bu ürünlerin
sürüldüğü yerlerin yıkanması gerekmez.
Bölgemde fakir çocuklar var. Onları sünnet
ettireceğim. Bunu zekáttan sayabilir miyim? Kadir
YAĞCI ANKARA
Velisi fakir olan çocukların sünnet masrafları zekáttan
düşülebilir. Zira sünnet bir zarurettir. İhtiyaçtır. Bunu düşünmeniz
de güzel bir şeydir. Tebrik ederim.
Cenaze namazı abdestsiz kılınabilir mi?
Kamil ÜNVER / KONYA
Cenaze namazı, adı üzerinde tekbirle başlanıp selamla bitirilen
(rükusuz ve secdesiz) bir özel namazdır. Tabii ki abdestsiz
kılınamaz. Cenaze namazında ölüye duanın yapılması, abdestsiz
kılınacağına delil olmaz. Vitir namazında da Kuran'dan olmayan
benzeri dualar vardır.
Normal yollarda çocuk sahibi olamayanların tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi
olmalarında herhangi bir sakınca var mıdır?
M.A./SAKARYA
Konuyla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu'nun
görüşü şu şekildedir: "Normal yollarla gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmadığı
takdirde; döllendirilecek yumurta ve sperm, her ikisinin de nikáhlı eşlere ait
olması, yani bunlardan herhangi biri yabancıya ait olmaması; döllenmiş olan
yumurta, başka bir kadının rahminde değil, kendi rahminde (yumurtanın sahibi
olan eşin rahminde) gelişmesi; bu işlemin, gerek anne-babanın, gerek doğacak
çocuğun maddi, ruhi ve akli sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı
tıbben sabit olması şartıyla, normal yoldan gebe kalması ve anne olması mümkün
olmayan evli hanımların, çeşitli tıbbi yollarla gebeliklerinin sağlanmasında,
İslami hükümler açısından bir sakınca görülmemektedir. Başka kadının yumurtası
veya kocası dışında yabancı bir erkekten alınan sperm ile bir kadının
gebeliğinin sağlanması ise insanlık duygularını rencide etmesi ve zina unsurları
taşıması sebebiyle caiz değildir."
Elbiseme kolonya döküldü, bu durumda namaz kılabilir miyim?
Şule ALKAN/MUĞLA
Ebu Hanife'ye göre kolonya ve ispirto necis (pis) değildir. İçilmesi dışında
kolonyanın alım-satımında temizlik ve başka işlerde kullanılması sakıncalı
değildir. Vücuduna veya elbisesine kolonya dökülen bir kimsenin, bu kısımları
yıkamadan namaz kılması caizdir.
Kısa kollu gömlekle namaz kılabilir miyim?
Ahmet FAKİLİ/ANKARA
Erkeğin kısa kollu gömlekle namaz kılması sakıncalı değildir.
Avcılık dinimizce yasak mıdır?
Meryem SALİHOĞLU/İZMİR
Dinimizin temel ilkesi merhamet ve rahmettir. Yüce rabbimizin yarattığı
bütün güzellikleri doğru kullanmak asli görevimizdir. Bu nedenle de hiçbir fayda
sağlamayan, sırf hayvanlara eziyet etmek ve eğlenmek için yapılan avlanmalar
dinimizin temel ilkeleriyle çelişir. Eti yenen hayvanların eti için, eti
yenmeyen hayvanların ise deri, kıl ve diğer kısımları için ya da zararlı
olanlarının zararından korunmak için avlanmaları caizdir. Ancak burada da
ekolojik dengeyi bozmamak için konmuş olan yasaklara riayet etmek lazım.
Sigara haram mıdır?
Nurettin AYDIN/MUŞ
Sigara konusunda çağdaş İslam alimleri üç görüş etrafında odaklaşmışlardır.
Bunları kısaca belirtelim.
1- Pipo, sigara ve nargile gibi (uyuşturucu olmayan, sarhoş edicilik özelliği
olmayan) maddeler hakkında dinin yasaklayıcı açık bir hükmü yoktur. Bu nedenle
de mübahtır (sakıncasızdır).
2- Bu gruba göre, sigaraya haram denemez ama en azından mekruhtur.
3- Özellikle tiryakilik oluşturacak derecedeki alışkanlık, ayrıca ekonomik
açıdan ve sağlık yönünden oluşturduğu yıkım itibarıyla haram diyen görüş.
Bu maddeler üzerinde uzunca konuşulabilir. Ama bu görüşlerin her birine saygı
duymakla beraber ikinci maddedeki görüş daha makul sayılmaktadır. Sigaraya, içki
gibi haram demek mümkün değildir. Fakat birçok olumsuzluğundan dolayı sigara
içmek mekruhtur diyebiliriz.
"Loğusa olarak ölen kadının şehit olduğunu duyduk, doğru mudur?"
S.M./GAZİANTEP
Sevgili Peygamberimiz, Allah yolunda vatanını korurken ölenlerin dışında, 7
grup insanın da şehitlere verilen bazı nimetlerden yararlanacak şekilde, şehit
kabul edildiğini belirtir. Loğusa iken (hamile iken) ölen kadın da bu gruplar
içinde zikredilmiştir. İslam bu ölçüsüyle kadınlara ve özellikle de bebek
bekleyen annelere daha çok toleranslı davranmamız gerektiğini göstermiş oluyor.
"Annem 20 gün önce vefat etti. Mevlit okutmak için 52. gününü nasıl
hesaplayacağız? Öldüğü günden itibaren mi sayacağız, yoksa bir sonraki günden
itibaren mi?"
Arif SAYGI/İSTANBUL
Annenize rahmet dileriz. Ölenlerin arkasından iyilik yapmak, dua etmek,
Kur'an-ı Kerim okumak, fakirleri sevindirmek veya mevlit okutmak için 40. veya
52. günü beklemek gerekmiyor. Esasen "52. gün şunlar yapılır" diye bir emir veya
tavsiye de yoktur. Bu türden rakamsal karşılıklar, bizlere başka kültürlerden
girmiş geleneklerdir. Yukarıda saydığımız güzel eylemleri dilediğiniz her vakit
yapabilirsiniz.
"Sabah namazını kılmak için ezanı beklemem lazım mı?"
Fatma YAYLACI/TEKİRDAĞ
Hayır, şart değildir. Takvimlerdeki imsak vaktine bakınız. O saat geldiği
anda sabah namazının vakti girmiş demektir. Ezanın okunmasını beklemeden
namazınızı kılabilirsiniz.Kaza namazı borcu olan
nafile namaz kılabilir mi?
Şahnur ÇAĞRI/ANKARA
Kazaya kalmış namazların kazasıyla meşgul olmak, nafile namaz
kılmaktan önemli ve önceliklidir. Ancak vakit namazları ile birlikte
kılınan düzenli nafileler (revatib sünnetler) ve teravih namazı,
imkánlar ölçüsünde kılınmalıdır. Hz. Peygamber (SAV) bir
hadislerinde, "Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz
namazlarıdır. Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır. Aksi halde bakın
bakalım nafileden bir şeyi var mıdır denir. Nafile ile farz
eksikleri tamamlanır" buyurmuştur. (Tirmizi, salat, 188; İbn-i Mace
ikame, 202)
Kabirdekiler ziyaretimizi duyarlar mı?
Ahmet AYBORAN/SİVAS
Kabir ziyareti sırasında konuşulanları, kabirdeki kişinin
duyduğu ve verilen selamı aldığı hadislerle sabittir. Yüce Allah
diledikten sonra ölüler ziyaretimizden haberdar olurlar. (Bk.
Ez-Zebidi, Tecrid-i Sarih tercümesi, Kamil Miraf, Ankara 1985 4.
cilt 580.)
Diş yaptırmak gusle engel mi? Çıkarmam
gerekir mi?
Abdulaziz MELEMEN/SİİRT
Mazerete binaen diş taktırmak, kaplatmak ve doldurtmak caiz
olup, abdest ve guslün kabulüne engel değildir. Ancak çıkarılıp
takılabilir dişlerin gusülde ağız yıkanırken çıkarılması gerekir. Bu
konuda bir mezhebin taklit edilmesi gerekmez.
Dövme yaptırmak günah mıdır? Boy abdestine
engel midir?
Merve VANLI/İSTANBUL
İnsanın vücudunun doğallığını, güzelliğini, sadeliğini bozacak
müdahaleleri yapmaması gerekir. Tıbbi gereksinim duyulan sağlıkla
ilgili müdahaleler tabii ki bunun dışındadır. Dövme yaptırmak,
zaruri ve sağlık yönünden gerekli bir işlem değildir. Ayrıca Hazreti
Peygamber (SAV) dövme yaptırılmasını kesin bir dille yasaklamıştır.
Ancak dövme boy abdestine ve namaz abdestine engel değildir. Çünkü
dövme, suyun deriye ulaşmasına engel oluşturmaz.
Estetik ameliyat sakıncalı mıdır?
Banu ITIRCI/İZMİR
Vücudumuzun herhangi bir organı (kulak, burun, el gibi) anormal
bir görüntüdeyse, kişi de bundan rahatsız oluyorsa tıbbi yönden
müdahale edebilir. Din bunu yasaklamaz. Zira bu gibi haller,
yaratılıştaki bir farklılıktan kaynaklanmaktadır. Düzeltilebilir.
Ancak böyle bir durum yoksa (mesela bir ara burnunu kaldırmak, sonra
sağa yatırmak veya sola yatırmak gibi) tamamen vücutla gereksizce
oynamak ve yaratılışı bozmak anlamına gelecek olan operasyonlar
doğru değildir.
Şeytan melek miydi?
Ahmet KARA/UŞAKŞeytan cin taifesindendir. Ateşten
yaratılmıştır. Melekler ise nurdan yaratılmıştır. Şeytan melek
değildir.
Aldığım büyükbaş hayvana daha sonra
başkalarını ortak edebilir miyim?
İsmail HOTOĞLU/ÇANKIRI
Büyükbaş hayvanlar bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak
kurban edilebilir. Böyle bir hayvan, yedi kişiye kadar ortak olarak
satın alınabileceği gibi, alındıktan sonra veya elde bulunan
büyükbaş hayvana yedi kişiyi geçmemek kaydıyla başkaları da ortak
edilebilir.
Taksitle kurban alınabilir mi?
Zerrin ORHAN/İSTANBUL
Kişi, mülkiyetinde bulunan ve kurbanlık özellikleri taşıyan hayvanı,
kurban olarak kesebilir. Bu itibarla ister peşin ister taksitle
olsun satın aldığı hayvan kişinin mülkiyetine geçtiğinden, bu
hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur.
Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?
Filiz TANRIKULU/BURSA
Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet
verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim
işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre
temizliği ve ekolojik dengenin korunması için gerekli tedbirler
alınmalıdır. Kurban kesimi esnasında, psikolojik açıdan
etkilenmemeleri için çocukların kesim mahallinden uzak tutulmalarına
dikkat edilmelidir. Aynı şekilde, hayvanların diğerinin kesimini
görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmelidir.
3 aylık çocuğumu aldırmam mümkün mü?
Suna ARDIÇ/AFYON
Henüz dört aylık olmayan gebeliğe son verilebileceği görüşünde
olan bazı alimler varsa da, gebelik gerçekleştikten sonra, dört
aylık süre içinde de olsa, bir zaruret olmaksızın rahimdeki nutfe ve
ceninin gerek ilaç, gerekse diğer etki ve işlemlerle düşürülmesi
veya aldırılması (kürtaj) İslam bilginlerinin büyük çoğunluğu
tarafından caiz görülmemiştir. Dört aylıktan sonra ise annenin
hayatının kurtarılması dışında bir sebeple gebeliğe son vermenin
(kürtajın) haram ve cinayet hükmünde olduğunda İslam müştehit ve
fatihleri ittifak etmişlerdir. Sonuç olarak denilebilir ki, gebeliği
önleyici tedbirlere başvurarak doğumu kontrol altında bulundurmak,
istenmeyen durumlarda gebeliğe engel olmak caiz ve mümkündür. Ancak,
gebelikten sonra, haklı, kesin ve meşru bir zaruret olmaksızın,
düşürmek veya aldırmak (kürtaj) yolu ile bir canlının hayatına son
verilmesi caiz değildir.
Zina yapan kişi ne yapmalıdır?
Ahmet ÜNAL/ANKARA
İslam dininde kesin olarak yasaklanmış büyük günahlardan birisi
de zinadır. Zina fiili öteden beri ahlak ve hukuk düzenlerinin ve
aile yuvalarının yıkılmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan Kur'an-ı
Kerim'de "Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayasızlıktır ve çok kötü
bir yoldur" (İsra 32) buyurulmaktadır. Zina eden kimse derhal tövbe
etmeli, Yüce Allah'tan af dileyip günahının bağışlanmasını
istemelidir. Dinimiz, kişilerin cinsel ihtiyaçlarının meşru bir
şekilde giderilmesini öngörmektedir. Cinsi ihtiyacın giderilmesinin
meşru yolu evlenmektir.
Şehitler nerdeler, nasıllar o alemde?
Ömer ERDOĞAN /İZMİR
Şehitler nerede, nasıldır cümlesiyle ifade ettiğiniz sorunuzu Bakara
suresinin 154. ayetiyle Ali İmran suresinin 169-170. ayetleri
açıklamakta, onların gerçekte ölmedikleri vurgulanmaktadır. Zira
ölüm denilen hakikatin ruha değil bedene geldiği, ruhun bedenden
ayrıldıktan sonra ölmeyeceği Allah'a imanı olanlar için bilinen bir
gerçektir. Şehitlerin Allah rızası için canını feda etmeleri ve
Allah indinde büyük nimetler görmekte olmaları, ilahi bir takdir ve
lütuftur. Dünyamızda yaşayan yığın yığın insanlar ne şekilde olursa
olsun bu dünyada yaşamayı gaye edinip ona elden çıkarmamak için çoğu
zaman insanlıkla bağdaşmayacak düşük yaşantılara ve zillete
katlanmayı kabullenirken, yüce bir gaye uğruna en değerli varlıkları
olan hayatlarını feda eden yüksek ruhlu şehitlerimiz, Allah
nezdindeki ulvi yaşantıya öncelikle layıktırlar.
Doğumdan sonraki lohusalık kaç gün devam
eder?
Y. AKAY/ ANKARA
Lohusalık hali en fazla 40 gün devam eder. Eğer kan, 40 günden fazla
sürerse fazla olanı istihazıdır, yani ibadete engel olmayan akıntı
sayılır. Lohusalığın azının sınırı yoktur. 40 günden önce de kan
kesilebilir. Bu durumda kadın 40 günün tamamlanmasını beklemez. Boy
abdesti alınır. İbadet ve normal aile hayatına devam edilir.
Kalbime bazen dini konularla ilgili kötü
vesveseler geliyor. Bundan sorumlu olur muyum?
Harun KOCA/ MANİSA
Sözlükte fısıltı, hışırtı gibi gizli söz, fiskos, kuruntu, gibi
anlamlara gelen vesvese; şeytanın kötü bir işin yapılması, iyi bir
işin terk edilmesi veya geciktirilmesi ya da eksik yapılması için
insanı kışkırtması, aklını çelmesi, nefsin bayağı arzularına uymaya
teşvik etmesi anlamında da kullanılır. Vesvese kelimesi Kuran-ı
Kerim’de dört yerde geçmektedir. Vesvesecinin (vesvas) şerrinden
Allah’a sığınılması emredilmiş (Nas, 114/1-6). Şeytanın Hz. Adem ile
eşini cennetten vesvese yoluyla çıkardığı bildirilerek müminlerin bu
konuda duyarlı olmaları ısrarla istenmiştir (A’raf, 7/20). Hz.
Peygamber de müminlere vesvese ile hareket etmemelerini tavsiye
etmiş, vesvesenin dini, hukuki bir hüküm doğurmayacağını
bildirmiştir (Buhari, Talak, 11). Visvas da aynı anlamdadır. Kişi
kalbine doğan düşüncelerinden, eyleme dönüştürülmedikçe sorumlu
değildir. Buna göre kalbe doğan vesvese sebebiyle kişinin dinine
zarar gelmez. Kişi vesveseden etkilenmemeli, kendisine iyi şeyler
telkin etmeli ve hatta Felak ve Nas surelerini okuyarak manen
kendini güçlendirmeye çalışmalıdır.
Sonradan Müslüman olan bir kişinin sünnet
olup ismini değiştirmesi şart mıdır?
Zeki GÜR/NİĞDE
Müslüman olmanın tek şartı, kelime-i şehadet getirmek, yani
Allah’ın birliğini ve Hz. Muhammed’in (SAV) Allah’ın kulu ve
peygamberi olduğunu kabul etmektir. İslam dinine giren kimse için
sünnet olmak, dinimizin inanç esaslarından biri olmamakla birlikte
önemlidir. İsim değiştirmek ise zorunlu değildir. Ancak ihtida
(İslam’a giriş) belgesi almak isteyenler, benimsediği bir Müslüman
ismini belgeye yazdırmalıdır. Özet olarak şunu deriz: Tıbbi bir
problem olmadıktan sonra İslam’a girenlerin sünnet olması ve güzel
çağrışım yapacak bir isim almaları uygun olur.
|