Günün Sözü : Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, ileride kuzu gibi güdülmesinler. (Şeyh Sadi Sirazi)
Duyurular
23.05.2012

MEDİNE DE GÖMÜLÜ BÜYÜK İSLAM ALİMİ HAYDAR HATİPOĞLU HOCA EFENDİYİ RAHMETLE ANIYORUZ ..

Vefatından altı ay  sonra..
Nihat Hocamız Suriyeli olup, Medine de ikamet eden Meşhur Hadis Âlimini ( Halil Hatır ) ziyarete gider. Uzun bir sohbet esnasında bu zat Nihat hocamıza şöyle söyler:
Allah Muhterem Babanız üstat Haydar'a rahmeti ile muamelede bulunsun. Medine de son gününde beraberdik. Onun gibi her sahada Hüccet kabul edilecek Mahir bir Âlimi geç tanıdık. Hadis sahasında dipsiz bir okyanusa benziyordu. Zaten Sünen-i ibn Mace gibi bir Hadis kitabına şerh yazması ne kadar Derin bir Muhaddis olduğunu ispata kâfi gelir.
Muhterem Babanızın vukufiyeti öyle büyüktü ki , desem ki bu söz babanız ve emsalleri için geçerlidir : Sonradan gelenler arasında öyleleri vardır ki , önce gelenleri zorlar..
Babanız bu sözü hak edecek ilme vakıftı. Biz farkında değildik böyle bir Alimin Türkiye'de olabileceğinin. Halil hoca daha sonra ibn mace şerhini Arapçaya çevirmelerini ister. Halil hocanın sözü ne kadar manidardır: Babanızın gözünde büyük Hadisçilerin ışığı ve aydınlığı vardı. Ve babanızın simasında Medine de vefat edeceklerin simasını görmüştüm.

  Haydar Hocamızın son günlerine şahadet edenler şöyle söylerler:
Medine'de ki son günlerinde çok farklı âlemlere gitmişti. Sanki beden burada ruh burada değil. Sanırım Medine'ye defnin hazırlığı olsa gerek. Dört mezhebi Mukaren – Karşılaştırmalı – bilecek kadar fıkınta hâkim, büyük bir Âlimi Medine de sevgilinin ( s.a.v.) şehrinde bıraktık. Ona bayram günü, İslam Âlemi için büyük bir kayıptır. Şu anda baki mezarlığında, Hz. Osman'ın ayakucunda. Ehli beytin de bulunduğu mezarlıkta. Efendimizin gölgesinde, mahşere kalkacağı zamanı bekliyor.

  Koca bir okyanusu bir bardakta arz edemeyiz. Haydar hocayı anlatacak sözleri bulmakta zorlanıyoruz. Hakkını verememenin ezikliğini yaşıyoruz. Sessiz yaşadı. Önde olmak istemedi. Etrafında insanlar toplanıp övsünler istemedi. Kimse bilmesin istedi. İstediği de oldu. Bu yazdıklarımı ise sadece bir Fatiha istemek ve bir vefa hakkıdır. O kadar.


Mısırlı bir zatın ifadesi ile:

Bu öyle bir Âlim ki, onu anlatacak sözü bulmakta zorlanıyorum. Yürüyen bir Hadis abidesi idi. 10 Binlerce Hadis-i şerifi hıfz etmiş, hadis sahasında erişilmesi zor olan mertebelere yükselmiş bir Âlim. Hem de öyle bir Âlim ki ilim sahasında, okyanusta ki inciler gibi kıymetlidir. Onu tanıyanlar iyi bilirler , hadis alanında bu zata itibar edilir.. Ne mutlu ona ki Medine de gömülüdür. Bu zatı ancak kendisinin dengindeki Âlimler hakkı ile övebilir. Gökyüzünde ki yıldızlar kadar etrafına ışık saçacak ibn mace gibi bir kitabı kendisinden sonrakilere emanet etti. Bu hizmet ahirete kadar devam edecek. Tefsir yazmaya başladı. Ancak bitirmek nasip olmadı.

  Anne ve Baba tarafından bu sülale ileri gelen âlimleridir. Meşhur Şafii fakihi Osman ( R.aleyh) efendinin torunudur. Osman Efendi ki, Arapça haşiye ile El-Envar adlı kaynak fıkıh kitabı yazmış ve mısırda ders kitabı olarak okutulmuştur. Otorite kabul edilen bir Fakih idi.

 
Son 250 yıldır Doğuda bu sülale imam evi diye tanınır ve Dini meselelerde karar merkezi kabul edilirdi. Ve bahis konumuz olan Haydar Hoca böyle bir sülalenin evladı idi. Zürriyeti Hz. Peygambere ( s.a.v.) ve Hz. Ömer'e dayanıyor ..


  Kürsüdeyken, namaz kılarken, secdedeyken, kitap yazarken Ne zaman Hz. Peygamberin ( s.a.v.) ismi geçse sarsılarak ağlardı. O şerefli ( s.a.v) ismi rahat kullanamazdı.  Tarifi mümkün olmayan bir sevgi ile bağlı idi.
Haydar hocayı yakından tanıyanlar şöyle der:
İmam Cafer-i sadık ( R.a.) nasıl hadis naklederken yüzü benzi atardı, haydar hocada öyleydi. Zaten eski ulemanın halleri haydar hocada mevcut idi. Resulullahtan ( s.a.v.) bahsederken vücut ağırlaşıyordu. Sanki o an, Resulullah ( s.a.v.) oraya teşrif etmişte haydar hoca istiğrak hali yaşar gibiydi. Hayatında ki en büyük arzu Medine de vefat etmekti. Ve öylede oldu. 63 Yaşında çok istediği o mekânda Hz. Osman'ın ( r.a.) ayakucunda defnedildi. Öyle söylüyor Âlimler : ' Öyle Resulullaha ( s.a.v.) aşıktı ki, Aşık'ın maşuka kavuştuğu o an deriz biz buna .'


  Haydar hocamızla ilgili söz açılırsa mürekkepler yetmez. İlmi ile Amel etmiş, 21. Asırda selef-i salihin örneği idi. Rabbani bir Âlim idi. Ulemanın son halkasını teşkil ediyordu. Söz konusu Kur'an ve sünnet olursa hiçbir tenkitçinin tenkidinden korkmayacak kadar Şerefli bir Âlim idi. Medine de meftun olan Büyük Hadis Âlimi haydar Hocanın vefat-i seniyyesidir. Allahtan Rahmet diliyoruz. Yasin-i şeriflerimizi ihmal etmeyelim.
VEFAT YERİ: MEDİNE
VEFAT SENESİ: 23 MAYIS 1995

 

20.09.2017 Ezan Vakitleri
İmsak : 05:16   İkindi : 16:29
Güneş : 06:42   Akşam : 19:14
Öğle : 13:05   Yatsı : 20:34
      Duyurular
15.09.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Dini ifrat ve tefrite zorlamak" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilir
Devamı...
08.09.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "‘Zinaya müsaade et!’" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
01.09.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Islam cografyasina bayram gelmedi" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabi
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 677
Bugün : 1211
Bu Ay : 1174991
Bu Yil : 19863406
Toplam : 144806235
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük