E-Mail Listesi
Tv Programları
"Dosta Doğru" Programı
Her Perşembe 23:30'te
 Star Tv'de
Köşe Yazıları
Nihat Hatipoğlu,
Her cuma

Hürriyet Gazetesinde sizler için yazıyor
Yazıyı okumak için tıklayın

En Çok istene
Önemli Duyuru
Hocamızın resmi internet sitesinin adı NihatHatipoglu.com dur. Bu ismin dışındaki hiçbir siteyle hocamızın bir ilgisi ve üyeliği yoktur.

Sitemizde yayınlanan ilmihal bilgileri çeşitli kaynaklardan titizlikle derlenerek siteye eklenmiştir..

Önemle duyrulur.
Ziyaretçi Sayısı
  • Aktif: 241
  • Bugün: 9815
  • Toplam: 4996307
(Toplam, 01.01.2007 tarihi itibariyledir)
Linkler
Sonsuz Salat ve Selam Sevgililer Sevgilisine Olsun
 Ve O'nun Sahabesine Kainat Dolusunca Selam Olsun
Uludag.Net

Kalem 
Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu Her Cuma
 Hürriyet   Gazetesinde sizler için yazıyor.
  Bu haftaki makale
9 Mayıs 2008

  Rabbinizin kapısı kapanmıyor 

DÜNYA hayatına geldik. İstesek de istemesek de.
Biz dünyaya gelirken tercihimizi soran olmadı.
Tercihimiz sorulmadan da birçok olayla karşılaşıyoruz.
Sorulmadan oluşan hiçbir şeyden sorumlu değiliz.
Sorulan, sorgulanılan şeylerden sorumluyuz.


Yaradılışımızın gayesi Rabbi bilmektir.
O’na eğilmeyi başarmaktır. Kendimizi bilmektir.
Káinatı keşfetmektir.
Nefsi edeple yüceltip cennete gitmeden,
dünyada cenneti yaşamaktır.
Bir secdede duyduğu hazzı hayatın bütün zevk ve
güzelliklerine değişmemektir.
Bir mazlumun duasını aldığında bunu
dünyanın bütün zenginliklerinden de
öte bir zenginlik saymaktır.

* * *

Sorulan ve sorumlu olunan birçok konuda
ise ayağımız sürçebilir,
yanlış yapabiliriz. İşte bu yanlışlardan vazgeçip Allah’tan
bağışlanma dilemeye "istiğfar" dilemek denir.
Burada hedef, Allah’la bağı kesmemek ve
ahlakiliği kurmaktır.
Devamı için alttaki linki tıklayın.
  Rabbinizin kapısı kapanmıyor 


Kalem 
 Doç.Dr.Nihat Hatipoğlu Her Cuma
 Hürriyet   Gazetesinde sizler için yazıyor.
  Geçen haftaki makale

2 Mayıs 2008

İnsan Allah’tan utanmayınca!

Birini edebe davet ettiğimizde "Allah’tan utan" deriz.
Din literatüründe bunun adı "hayá"dır.
Aslında hayá, "dirilik" anlamını da taşır.
Hayálı insan, kalbi diri insan demektir.
Kalbi ölmemiş, nefsini Allah’ın, insanların ve
kendisinin yanında "rezil" etmemiş insan demektir.
Hayá budur işte.

Peygamberimiz (SAV), çok utangaç olduğu için dostu
tarafından kınanan birini gördüğünde kınayana,
"Ona ilişme. Bırak öyle kalsın. Çünkü hayá imandandır.
İmanı olduğu için utangaçtır" diyecekti.

Bunu tamamlayan başka bir hadisinde şöyle buyurur:
"İman altmış (60) parçadan oluşmuştur.
Hayá da bu parçalardan birisidir."
Bu parçalar bir araya gelirse kámil (olgun) iman oluşmuş olur.
* * *
O halde kalbi ölmüşse kişinin, nefsinin esiri olmuşsa,
yalpalıyorsa, savruluyorsa, arzularına hayır diyemiyorsa,
kendini azdıracak şartları zorluyorsa, temiz hayattan
kirli hayata kaçıyorsa, hayatı çirkin fantezilerden ibaret
sanıyorsa, ar damarı çatlamışsa, kendini temize çıkarmak
pahasına her tarafı kirletiyorsa, yani kısaca
"hayásızlaşmışsa" yapılacak bir şey yoktur artık.

Diğer yandan bir başkası da utancını kaybetmişlerden ders
alacağına utançlarını yüzüne vurup duruyorsa; "Kardeşini
her günahından dolayı ayıplayan, onun işlediğini işlemeden ölmez"
hadisinin ürkütücü anaforuna kapılabilme endişesinin muhatabı olur.
Bu bir temenni değil, ürküntüdür sadece. Sünnetullahtır,
Allah’ın değişmez kuralıdır sadece. 
Devamı için alttaki linki tıklayın.
İnsan Allah’tan utanmayınca!
Uludag.Net
Nihat Hatipoğlu'nun 27.04.2008 tarihli
röportajını okumak için tıklayın

Uludag.Net
           Sitemize Kayıt olmak için
Sağ üsteki kutucukları doldurmanız ve
sizin mail adresinize gelecek linki
onaylamanız yeterli olacaktır.

 
Sitemize Sadece e-mail adresi ve isminizi
vererek kayıt olabilirsiniz.
Böylelikle hocamızın programları hakkında
bilgi sahibi olabilirsiniz...(sağ üst köşe)

  Dosta Doğru Programı Her
Perşembe Akşamı
Saat 23:30' Civarında
 Star Tv'de
Birlikte Olalım...




  • Soru Cevap Bölümü/strong>



  • "Gerçekten ölüleri biz, ancak biz diriltiriz.(Ahirete) gönderdikleri amellerini ve bıraktıkları eserlerini biz yazarız. Zaten biz, herşeyi açık bir kütükte (lehv-i mahfuzda), zabdetmişizdir." (Yasin; 12)

    Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır. (Taberani)

    Kişi arkadaşıyla ölçülür. (Hz. Ali)