Günün Sözü :

buy antidepressant

amitriptyline without prescription website amitriptyline 25mg

amoxicillin 500mg capsules for humans

amoxicillin

tamoxifen uk smpc

mail online tamoxifen

naltrexone buy online

buy naltrexone 3mg open buy naltrexone without prescription

antidepressant online delivery

antidepressant online delivery archive.2y.net buy sertraline
Zekat İslam'ın köprüsüdür.(Keşfü'l Hafa, 1: 1416)
09.07.2021 - Kaynak


Islam’da ruhbanlik yoktur


Medine'de en sevilen ve taninan Peygamber dostlarindan biridir Osman bin Maz'un. Bir gün kendince bir karar alir. Esinden uzaklasir, çarsiyi pazari, insanlari terk eder. Üstüne basina sade bir giysi alir ve bir odaya kapanir. O artik 24 saatini ibadet ve zikirle mesgul etmek niyetindedir.
Esi ise bundan rahatsizdir. Zira Osman (RA) onu da terk etmistir. "Benim kadinla-esimle isim yok artik" demistir. Karisi bu meseleyi Efendimizin esi olan Hz. Aise'ye zarif ve edepli bir sekilde iletir: "Osman bizi terk etti. Kendini ibadete adadi. Artik 24 saat sadece ibadet yapiyor. Bu nedenle ben de üstümü basimi esim için süslemiyorum." Aslinda, Osman bin Maz'un'un hanimini bakimsiz gören Hz. Aise bunu sorgular da mesele ondan açilir. Hz. Aise, Osman'in esine, "Ne bu halin? Esin seni bakimli görmek ister" deyince kadin durumu anlatir.
Hz. Aise, meseleyi Hz. Resulullah'a aktarir. Bu tavrin dogru olup olmadigini ögrenmek ister.
Hz. Peygamber, Osman bin Maz'un isimli arkadasinin bu kararini hos karsilamaz. Rahatsiz olur ve Osman'in kendini soyutladigi adresi sorar. Ögrenince de gidip kapiyi çalar. Osman bin Maz'un, yukaridan "Kim o?" deyince de "Muhammed" cevabini verir. Hz. Osman hizla asagi iner. Heyecanla kapiyi açar. "Buyurun Allah'in Resulü, seref verdiniz. Onurlandirdiniz" der.
Efendimiz ise içeri girmez. Söyle der çok sevdigi Osman bin Maz'un'a: "Osman, bu odayi terk et ve insanlarin içine katil. Unutma ki esinin senin üzerinde hakki var. Bedeninin senin üzerinde hakki var. Ibadet et ama dinlen, uyu, yemek de ye. Hayata katil. Ben apaçik bir dinle gönderildim. Bana inen dinde ruhbaniyet -hayattan soyutlanip daglara çekilmek- yoktur. Ben güzel örnek degil miyim? Esimle, çocuklarimla ilgilenirim, ibadeti yaparim. Uyurum da, yemek de yerim."
Efendimiz, Osman'i soyutlandigi dünyadan Islam'in "Hakkini verin" dedigi gerçek hayata katar. Bu hayatta Islam'in ölçülerini asmadan, sasmadan.
Ilginç olan su: Dün hayattan ibadete soyutlaniyorlardi. Dünyayi birakip ahirete yöneliyorlardi. Bugün ise ibadeti birakip hayata soyutlaniyor insanlar. Ahireti düsünmüyor, sadece gününü gün etmeye çalisiyoruz. Insanlar; adaleti, hakkaniyeti, vicdani, ahireti, teraziyi ne az hatirlar oldular.

***


KUR'AN SIZI ANLATIYOR
Rahmân'in (has) kullari onlardir ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attiginda (incitmeksizin) "Selam!" derler (geçerler).
Gecelerini Rablerine secde ederek ve kiyam durarak geçirirler.
Ve söyle derler: Rabbimiz, cehennem azabini üzerimizden sav. Dogrusu onun azabi gelip geçici degil, devamlidir.
Orasi cidden ne kötü bir yerlesme ve ikamet yeridir.
(O kullar), harcadiklarinda ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasinda orta bir yol tutarlar.
Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttuklari) baska bir tanriya yalvarmazlar.
Allah'in haram kildigi cana haksiz yere kiymazlar ve zina etmezler. Bunlari yapan, günahinin cezasini bulur.
Kiyamet günü azabi kat kat artirilir ve onda (azapta) alçaltilmis olarak devamli kalir.
Ancak tövbe ve iman edip iyi davranista bulunanlar baskadir.
Allah, onlarin kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bagislayicidir, engin merhamet sahibidir.
Kim tövbe edip iyi davranis gösterirse, süphesiz o, tövbesi kabul edilmis olarak Allah'a döner.
(O kullar), yalan yere sahitlik etmezler, bos sözlerle karsilastiklarinda vakar ile (oradan) geçip giderler.
Kendilerine Rablerinin ayetleri hatirlatildiginda ise onlara karsi sagir ve kör davranmazlar.
(Ve o kullar) "Rabbimiz! Bize gözümüzü aydinlatacak esler ve zürriyetler bagisla ve bizi takvâ sahiplerine önder kil" derler.
Iste onlara, sabretmelerine karsilik cennetin en yüksek makami verilecek, orada hürmet ve selamla karsilanacaklardir.
Orada ebedi kalacaklardir.
Orasi ne güzel bir yerlesme ve ikamet yeridir.
(Resulüm!) De ki: (Kulluk ve) yalvarmaniz olmasa, Rabbim size ne diye deger versin? (Ey inkârcilar!
Size Resul'ün bildirdiklerini) kesinkes yalan saydiniz; onun için azap yakanizi birakmayacaktir!
(Furkan Suresi, 63-77)

TÜCCARIN DOGRUCUSU
Söyle buyuruldu: "Dürüst ve güvenilir tüccar, peygamberler, sadiklar ve sehitlerle beraber hasrolur" (Tirmizi, 1209).

EVDEN ÇIKARKEN UNUTMA
Hz. Peygamber'imiz söyle buyurdu: "Evinden çikarken 'Bismillah! Tevekkeltu ale'llah. La havle vela kuvvete illa billah' (Allah'in adiyla. Allah'a güvenip yanastim. Güç, kuvvet, kudret sadece Allah'a aittir) diyen kisiye söyle cevap verilir: Sen artik rahatça isine bak. Sana hidayet verildi. Korundun. Bu sana yeter" (Tirmizi, daavat, 3422).

CENNETE GIREMEZSIN
Efendimiz (SAV) buyurdu: "Iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmis olamazsiniz" (Müslim, Tirmizi).

'ALLAH HER YERDEDIR' DIYORUZ, BUNU NASIL ANLAYALIM?
Öncelikle yüce Allah'in zati hakkinda konusmak mümkün degildir. O'nun varliginin sekli hakkinda bir fikir beyan etmek mümkün degildir. Zira O, düsüneceginiz, hayal edeceginiz her türlü sekilden ayri ve gayridir. Biz O'nun yüce varligini sifat ve esmasiyla biliyoruz. Bu sifatlardan biri de Allah'in zaman ve mekân üstü olmasidir. Zira mekân ve zaman yokken de o vardi. Mekâni, zamani, varligi, evreni o yaratti. Yarattigi bir sey ile -âlem, cevher, varlik- sinirlanmasi mümkün degildir. Biz O'nun her yerde olmasini; gücü, kudreti, hâkimiyeti, bilgisi, görmesi, isitmesi ile her yere tecelli etmesi olarak anlariz.
Camilere neden "Allah'in evi" diyoruz? Bu tanimlama da mecazi anlamda bir ifadedir. Kâbe için de "Allah'in evi" diyoruz. Allah'in eve barka ihtiyaci yoktur. Allah'in evi demekle biz sunu kastediyoruz: "Buraya minnetsiz girin. Burasi dokunulmazdir. Buraya girince kendinizi özgür ve güvende hissedin. Kimseye buraya girmenizden dolayi hesap vermek zorunda degilsiniz. Burada çirkin bir is yapmayin, yaptirmayin. Burasi -yani camiler- kimsenin mali mülkü degildir. Herkesin ortak kullanim alanidir."


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Günlük hayat ve istişare (22.10.2021)
  Ve beklenen Elçi geldi (15.10.2021)
  Fitnenin önündeki engel (08.10.2021)
  Kalplerinizi Allah birlestirdi (01.10.2021)
  Dine saldiranlar Allah’in nurunu söndüremez (24.09.2021)
  Kadina el kaldirmak acizliktir (17.09.2021)
Sayfa Başı
28.10.2021 Ezan Vakitleri
İmsak : 05:58   İkindi : 15:45
Güneş : 07:23   Akşam : 18:13
Öğle : 12:53   Yatsı : 19:33
      Duyurular
22.10.2021
Hocamizin bu haftaki gazete de "Günlük hayat ve istisare" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
15.10.2021
Hocamizin bu haftaki gazete de "Ve beklenen Elçi geldi" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
08.10.2021
Hocamizin bu haftaki gazete de "Fitnenin önündeki engel" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 4303
Bugün : 2405
Bu Ay : 377265
Bu Yil : 3240458
Toplam : 173209802
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük