Günün Sözü :

clomid uk

clomid online reviews

tamoxifen cost

tamoxifen

How to Take Amoxicillin

buy antibiotics online click here buy amoxicillin amazon

buy accutane online

cheap accutane blog.paraleap.com accutane without dermatologist

where to buy low dose naltrexone

buy naltrexone canada read where can i buy naltrexone

buy sertraline 25mg

buy sertaline usa online buy zoloft
Hiç kimse, diğer bir kimsenin kulu değildir. (Hz. Ali (r.a))
31.07.2012 - Kaynak


Allah'tan hakkıyla hayâ edin



Edep ve hayâ dinimizde kıymetli bir yere sahiptir. Allah'ın huzurunda bulunduğunu idrak eden Müslüman, hoş olmayan davranışlardan kendini uzak tutar. Allah, hayâ sahibi kullarını sever

Hayânın hepsi hayırdır." (Müslim, İman) Hayâ; utanma duygusu, ayıplanan bir şeyin korkusuyla insanda meydana gelen mahcubiyet hissidir. Bir insanın tavır ve davranışlarında ölçülü olması, kötü ve çirkin işlerden uzak durması ve haddi aşmaması da hayâdır. Bu konuyla ilgili Hz. Peygamber (s.a.v.): "Hayâ imandandır" buyurmuşlar (Buhari, İman), Allah'tan hakkıyla hayâ etmemizi (Tirmizi) emretmişlerdir. Hayânın en üst mertebesi şüphesiz, Allah'tan hayâ etmektir. Her an Allah'ın huzurunda bulunduğunu idrak eden Müslüman, hoş olmayan davranışlardan kendini uzak tutar. Allah (c.c.), hayâ ve edep sahibi kullarını sevmekte ve Kurânı Kerim'de onları şöyle övmektedir: "(Zekât ve sadakalarınızı), kendilerini Allah yoluna adadıkları için yeryüzünde kazanç peşinde dolaşmayan fakirlere verin. Bilmeyen kimseler, iffet ve hayâlarından dolayı onları zengin zanneder. Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü yüzsüzlük ederek ısrarla insanlardan bir şey isteyemezler. Hiç şüphesiz ki Allah, yaptığınız her hayrı bilir." (Bakara, 273)

İMAN EDEPTEN İBARETTİR
Ahlâklı bir toplum meydana getirme gayesinde olan Rahmet Peygamberi (s.a.v.), şüphesiz hayâ duygusunda da zirve idi. O'nun tertemiz hayâsını Ebu Said el-Hudri (r.a.) şöyle anlatıyor: "Peygamber Efendimiz (s.a.v.), örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha hayâlı idi. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bu durum, mübarek simalarından hemen anlaşılırdı." (Buhari, Münakıb) Peygamber Efendimiz'in üstün ahlâkını hayatlarına örnek edinen güzide sahabeler arasında da hayâ duygusu çok yüksek olanlar vardı. Örneğin hayâ timsali olarak tanıdığımız Hz. Osman (r.a.), bir gün Hz. Peygamber'i ziyarete gitmişti. Uzanmış bir halde odasında dinlenen Efendimiz, daha önce Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'i odasına kabul etmiş, sonra Hz. Osman içeri girdiğinde derhal ayağa kalkmıştı. Aişe validemiz; "Ey Allah'ın Resûlu, Ebu Bekir ve Ömer'e göstermediğiniz saygıyı neden Osman'a gösterdiniz?" diye sorduğunda, Hz. Peygamber (s.a.v.) Aişe'ye: "Meleklerin bile hayâ ettiği kimseden ben nasıl hayâ etmeyeyim? Osman çok hayâlı bir insandır. Eğer aynı halde ona izin verseydim, hayâsından ötürü ihtiyacını bana tam ifade edemezdi" buyurdu. (Müslim) Peygamberimiz'in yanında yetişen Enes bin Malik (r.a.) ise Efendimiz'in hayâsını şöyle ifade eder: "Nebiyy-i Ekrem Efendimiz, kesinlikle hakaret etmez, mübarek ağızlarından kaba bir söz çıkmaz ve lanet etmezdi. Birimize kızacak olduğunda sadece: "Allah iyiliğini versin, ona ne oluyor ki!..." derdi. (Buhari, Edeb) Edep ve hayâ dinimizde öyle kıymetli bir yere sahiptir ki; "İslam edepten ibarettir" denilse yanlış olmaz.

TEMİZ DUYGUYLA ALLAH'A UZANAN EL KARŞILIK GÖRÜR
Aslında kabul olmayan hiçbir dua yoktur. Her dua mutlaka bir karşılık görüyordur. Bizler dualarımızın birebir kabul olmasına bakarız. Halbuki dua farklı şekillerde kabul olur. Bazen duamızın hatrına bir kaza-bela defedilir. Bazen başka bir talebimiz karşılık görür. Bazen duamız ahiretimize yansır. Günahlarımızın affına vesile olur. Kısacası, temiz bir duyguyla Rabbe uzanan el mutlaka karşılık görür. İbrahim bin Ethem'i bilirsiniz. Belh şehrinde padişahlık yaparmış. Bir gün yatağında yatarken damda gürültü duyar. Merakla dama çıkar. Damda dolaşan birini görür.İbrahim bin Ethem kızgınlıkla sorar: "Damda ne arıyorsun?" Adam cevap verir: "Devemi kaybettim, devemi arıyorum." İbrahim Ethem sinirle sorar: "Be akılsız adam damda deve ne arar?" Damdaki adam sakince cevap verir: "Devenin damda bulunmayacağını biliyorsun da, Yüce Allah'ın atlas, ipek döşekte bulunmayacağını bilmiyorsun. İpek döşeklerde Allah aranmaz." Bu hadise İbrahim bin Ethem için dönüm noktası olur. Kendisini Yüce Allah'a adar. 9 yıl halvet hali yaşar. Yük taşır. Yarısını fakirlere, yarısını kendi ihtiyacına harcar. İşte bu zata Belh şehrinde halk bir gün sorar: "Ey Allah'ın dostu! Neden yaptığımız dualarımız kabul olmuyor?" İbrahim bin Ethem halka cevap verir: "Çünkü siz Allah'ı bilir, ama emirlerini dinlemezsiniz. Hz. Peygamber'i bilir ama sünnetiyle amel etmezsiniz. Kuran-ı Kerim'i okur ama içindekiyle amel etmezsiniz. Cenneti bilir, ama oraya girmek için gayret etmezsiniz. Cehennemi bilir ama ondan kaçmazsınız. Ölüm var dersiniz, ama ölüme hazırlanmazsınız. Söyleyin bana, dualarınız neden kabul olsun?"


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Cebrail’in göründüğü gün (22.05.2026)
  İflah olmaz hastalığımız: Haset (15.05.2026)
  Hz. Peygamber’i sevmek ne demektir? (08.05.2026)
  Vuslata hazır mısın? (01.05.2026)
  Ebu Bekir’iniz var mı? (24.04.2026)
  Aileler, evlatlarınızı koruyun (17.04.2026)
Sayfa Başı
25.05.2026 Ezan Vakitleri
İmsak : 03:39   İkindi : 17:04
Güneş : 05:31   Akşam : 20:31
Öğle : 13:06   Yatsı : 22:14
      Duyurular
22.05.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Cebrail’in göründügü gün" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
15.05.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Iflah olmaz hastaligimiz: Haset" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabili
Devamı...
08.05.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Hz. Peygamber’i sevmek ne demektir?" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuya
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 5526
Bugün : 11269
Bu Ay : 411016
Bu Yıl : 2519194
Toplam : 194507717
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük