Günün Sözü : Merhamet; ancak şaki'nin (ebedi hüsrâna uğrayanın) kalbinden çıkarılabilir. (Tirmizi, Birr 16)
08.08.2012 - Kaynak


İşlerinizde Allah rızasını ölçü alın



Her zaman helal rızk talep etmeli. İnsanlarla güzel ilişkiler kurmalıyız. Bütün işlerimizde Allah rızasını, korkusunu ölçü almalıyız. Kötü niyetlilerden uzak durmalıyız

Hilm (yumuşaklık) sahibi olmalıyız. Ancak hilmimiz ölçülü olmalı ve aşağılanmayı kabul etmemelidir. Haya sahibi olmalıyız. Emaneti yerine getirmeliyiz. Hüsnü zan sahibi olmalı ve güzel bir şekilde konuşmalıyız. Kullanacağımız sözü, düşünerek ve en güzel şekilde ifade etmeliyiz. Aceleci olmamalıyız. Her zaman helal rızk talep etmeliyiz. İnsanlarla güzel ilişkiler kurmalıyız. Yüce Allah'ı bilmeli, Allah'tan utanç duymalıyız. Bütün işlerde Allah rızasını, korkusunu ölçü almalıyız. Kötü niyetlilerden uzak durmalıyız. Yanımızda bir Müslümanın aleyhinde konuşturmamalıyız. Küçüklere, yetimlere, hayvanlara, hastalara, fakirlere ve zayıflara merhametli davranmalıyız. Her zaman en yüksek yerde olmayı istemek bir manevi hastalıktır. Dikkat etmeliyiz.

FİTNEDEN UZAK DURUN

Allah'tan ümit kesmeyeceğiz. Cömertlikten vazgeçmemeliyiz. Her işimizde müsamahakar olmalıyız. Doğru bildiğimizde cesur olmalıyız. Mümin karakterli olur. Kimseye eğilmemeliyiz. İyi işleri bitirmede menfaatsiz aracı olmalıyız. Nimetlere şükretmeliyiz. Sıkıntılarda yüce Allah'tan namaz ve duayla sebat göstermeliyiz. Aleyhimize de olsa doğru sözlü olmalıyız. Sadakatten ayrılmamalıyız. Kardeşlik hukukuna riayet etmeliyiz. Bu hukuk iki tarflıdır. Akraba ziyareti müminin özelliklerindendir. Gerekli yerde susmalıyız. Bu vakarın işaretidir. İnsanları nefret ettirecek hallerden uzak durmalıyız. Nefsi terbiye etmeli, nefsimizin arzularına uymamalıyız. Adaletten ayrılmamalıyız. Aleyhimize de olsa adaletten yana tavır almalıyız. Affetmek müminin sıfatıdır. Affedici olmalıyız. Fitneden uzak durmalıyız. Zenginliğe, makam, mevki ve lükse gıpta etmemeliyiz. İmana, iyi ahlaka, iyi niyete ve ilme gıpta etmeliyiz. Sıkıntılı ve şiddetli anlarda namaza sığınmalıyız. Kanaat sahibi olmalıyız. İnsanların ihtiyaçlarını gidermekte önder olmalıyız. Bu, insana bereket getirir. Nefis muhasebesi yapıp, nefsin kötü arzularına karşı gelmeliyiz. Farz ibadetlerde hassas olmalı, nafilelere vakit ayırmalıyız. Ehline ve bilene, layık olana ve kıymetini bilene Hakk'ı bildirmeliyiz. Peygamberimiz'in (s.a.v.) bütün eshabına, dört halifeye ve Ehl-i Beyt'e sevgide bulunmalıyız. Hak edene mükafat vermeliyiz. Kötülüklere engel olmaya gayret etmeliyiz. Allah için nasihat etmeliyiz. Vera ve takva sahibi olmalı, haramdan sakınıp helal olanı istemeliyiz.

İNSANLIK ÖMER'İNİ ARIYOR
İhtİyar kadın "dur" dedi Hz. Ömer duraksadı. Habire konuşan kadın, sesini uzun boylu adama duyurmak istiyordu. Kadının durdurduğu Hz. Ömer yere doğru eğildi. Kadının sözleri Hz. Ömer'in kulağında yankılanıyordu: "Sen düne kadar Ukaz panayırında güreşen bizim bildiğimiz Ömer'din. Büyüdün, serpildin ve şimdi halife oldun, şimdi dinle beni." O gün biçare kadını dinlediği için de bugün dinleniyor. Bir gün Medine sokağından geçiyor. Sokak kapısının önünde bir kadın oturuyor. İçeriden diğer kadının sesi duyulur: Anne içeri gir, müminlerin emiri geçiyor. İhtiyar kadın duruşunu bozmaz, içeriye seslenir: "Daha düne kadar Ömer'di. Ne oldu yani, bugün halife olmuşsa. O bizim bildiğimiz Ömer." Hz. Ömer, kadına doğru döner ve şöyle der: "Doğrudur nine. Ben işte senin dediğin gibi o adamım." Ertesi gün yine aynı sokaktan geçer. O ihtiyar kadın yine kapının önünde. Hz. Ömer kadına doğru yürür. Nine der, "Ben dünkü Ömer'im. Halife Ömer. Çöpün var mı, dökecek kimsen yok herhalde, ben döksem olur mu?" Hz. Ömer'in elçisi Rum beldelerine gider. Elçi giderken Hz. Ömer'in hanımı şişelerin içine güzel kokular doldurtur ve bunu da hediye olarak Kayser'in hanımına gönderir. Rum imparatorunun hanımı bu kokuları çok beğenir ve karşılığında aynı şişelere inci doldurtup karşılıklı nezaket gereği Hz. Ömer'in eşine gönderir. Hediyeler Hz. Ömer'in önünde açılır. İncileri gören Hz. Ömer, incilerin hazineye devredilmesini ister. Oradakiler, ama sizin eşinize özel olarak gönderilen hediyelerdir bunlar deyince, Hz. Ömer şu cevabı verir: "Halifeye ve eşine gelen hediyeler şahsi değildir. Halkın tümünedir. Bu hediyeler halka dağıtılmak üzere hazineye kaldırılacaktır." Öyle de olur. Ülkesi, coğrafyası, dini, dili, mezhebi, meşrebi, ırkı, rengi, mevkii, makamı ne olursa olsun bütün insanlar birer Ömer arıyorlar.



Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Komşunuzu ihmal etmeyin (23.05.2018)
  Namaz, kalbin ve ruhun gıdasıdır (22.05.2018)
  Hasetten Allah’a sığının (21.05.2018)
  Allah cömertleri sever (20.05.2018)
  Müslüman’ın amacı Allah rızasıdır (19.05.2018)
  En yüce ibadet: Namaz (18.05.2018)
Sayfa Başı
23.05.2018 Ezan Vakitleri
İmsak : 03:42   İkindi : 17:03
Güneş : 05:33   Akşam : 20:29
Öğle : 13:07   Yatsı : 22:12
      Duyurular
23.05.2018
Hocamızın Ramazan Ayına özel bugünkü yazısı gazete de "Komsunuzu ihmal etmeyin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfas
Devamı...
22.05.2018
Hocamızın Ramazan Ayına özel bugünkü yazısı gazete de "Namaz, kalbin ve ruhun gidasidir" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin intern
Devamı...
21.05.2018
Hocamızın Ramazan Ayına özel bugünkü yazısı gazete de "Hasetten Allah’a siginin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfa
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 7884
Bugün : 10108
Bu Ay : 294563
Bu Yil : 4372036
Toplam : 159381462
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük