Günün Sözü : İnsanda bulunan en şerli şey aşırı cimrilik ve şiddetli korkudur.(Ebu Davud, 2511)
10.08.2012 - Kaynak


Melekler cevap verir



Şeytanları bol olan bir dünyada yaşıyoruz. Melekler edepli varlıklar oldukları için her ortama girmiyor ama şeytanlar her tarafta cirit atıyor. Onlara cevabı sizin adınıza melekler verir. Şeytanın kötülüğüne karşı Allah'a sığınmak lazım

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) yakın dostu Hz. Ebubekir (r.a.) ile oturuyorlar. Medine'nin sıcak bir günü. Biraz sonra içeriye bir adam girer. Etrafına baktıktan sonra Hz. Ebubekir'in yanına oturur. Çirkin sözlerle Hz. Ebubekir'e saldırmaya başlar. Hakaret eder, küçümsemeye çalışır. Hz. Ebubekir sabırla dinler. Olaya şahit olan Hz. Peygamber (s.a.v.), bu saygısız insanın haddi aşan çirkin sözlerinden rahatsız olsa da bir an için susar. Adam nerede olduğunun, kimin huzurunda bulunduğunun farkında değilmiş gibi devam eder. Adamın çirkin sözlerinden rahatsız olmaya başlayan Hz. Ebubekir dayanamaz ve cevap vermeye başlar. Hz. Ebubekir sınırı aşmadan, bu terbiye sınırını aşanın terbiyesini vermeye çabalamaktadır aslında. Hz. Ebubekir'in cevap vermesi üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) ayağa kalkar ve orayı terk eder. Hz. Ebubekir telaşlanır ve Peygamberimizin (s.a.v.) arkasından koşar. Heyecan ve korku içinde söylenmeye başlar: "Ey Allah'ın elçisi. Sizi rahatsız edecek bir şey mi yaptım. Yanlış bir şey yaptıysam Allah'tan af dilerim." Hz. Peygamber (s.a.v.) döner ve çok sevdiği dostuna şöyle buyurur: "Ebubekir! Adam sana hakaret edip sataşmaya başladığında sen sustun. O esnada Yüce Allah'ın görevlendirdiği bir melek, senin adına o adama cevap veriyor, sana da dua ediyordu. Sen sustukça melek seni savunuyor adama karşılık veriyordu. Ne zaman ki, sen de cevap vermeye başladın işte o anda, o melek orayı terk etti ve şeytan oraya girdi. Ben şeytanın bulunduğu ortamda durmam. Benim orayı terk etmemin sebebi budur işte."

DÜNYADA ŞEYTAN ÇOK
Şeytanları bol olan bir dünyada yaşıyoruz. Melekler edepli varlıklar oldukları için her ortama girmiyor veya girseler de durmuyorlar. Ama şeytanlar her tarafta cirit atıyor. Kendilerine yakın olanların ruhlarına etki ederek, kendilerine benzetiyorlar. Etrafa saldıran, hakaret eden, iftira atan, etrafı lekeleyen, insanların iffetine kara çalan, insanları sömüren, ellerindekini alan, insanları köşeye sıkıştırmaya çabalayan, iffet ve şeref karaborsacılığı yapan, hiç bir hayırlı iş yapmamasına karşın bol bol felsefe tabletleri yutturan, cambazlık yapan, fakirin ekmeğini çalan, kendine emanet edilen kalemi makamı, mevkiyi egosunu tatmin için kullanan, kula kulluk eden, kulluk ettiğini Rabbi'nin önüne koyan, bağnaz ve kalitesiz olan, insanların elindeki rızka kahreden bir hasetle saldıranların tümü, işte bu ruhları kirlenmiş olanlardır. Onların; şerrinden, kötülüğünden Allah'a sığınmak lazım.

 

***
 
Günahı kimin işlediğine bak
Bir büyük der ki; "Günahın azlığına, çokluğuna değil, günahı kime karşı işlediğine bak." Kuran-ı Kerim'in son harfi "sin" harfidir. İlk harfi de besmeledeki "be" harfidir. İkisini bir araya getirdiğimizde "bes" kelimesi ortaya çıkar. Bu bütün Kuran-ı Kerim'in özetidir. "Bes" ise "yeter" anlamına gelir. Yani bu diyor ki; "Allah yeter, gerisi boş." İşte tüm Kuran'ın mesajı budur: Allah'tan başka herşey boştur, anlamsızdır. Bağdadlı Cüneyd camiye gider. Yolda yatan bir sarhoş görür. Yolunu değiştirir. Gece Peygamberimiz'i rüyada görür. Peygamberimiz rüyada Cüneyd'e sırt çevirir. Cüneyd sorar rüyada: "Efendim suçum nedir?" diye. Ona şöyle cevap verilir: "Sen bir müslümandan yüz çevirdin. Sarhoştur diye yolunu değiştirdin. Halbuki onu alsaydın, ayıltıp da ona bu yolun boş olduğunu anlatsaydın. Sana bu gerekirdi. İşte sen nasıl bu günahkardan yüz çevirdiysen, biz de senden yüz çevirdik. Denir ki; dünyada eğri olanı ateşe tutarlar, düzelsin diye. Demiri de, ağacı da böyle düzeltirler. Ondan düzgün ok yaparlar. Ahirette de eğri olanı ateşe tutarlar. Böylece düzeltirler. Mısırlı Zünnun der ki; "Kabede Hac yapıyordum. Tavafta bir adam gördüm. Dua okumuyordu. Tavaf yaparken sadece 'ente, ente' yani 'sen, sen' diyordu. Ona yanaştım. Dedim ki; 'Arkadaş, neden tavaf duası okumuyorsun? Sadece Yüce Allah'ı kastederek, 'sen, sen' diyorsun. Halbuki tavafta okunacak birçok dua var." Bana döndü ve şöyle dedi: "O'ndan başka şey söylemeye müsaade yok ki. O'ndan başka ne var ki?" Hz. Adem yaratılınca cennete kondu. Çünkü günahsızdı. Ne zaman ki yasak meyveye yanaştı, oradan çıkarıldı. Çünkü günaha bulaşan temizlenmedikçe, cennete giremez. Denir ki; cehennemdekilerin ateşte yanarken yüzleri değişecek. İnsan suretinden başka surete bürünecekler. Çünkü yüce Allah, Peygamberlerle de ortak yüzü taşıyan insanoğlunu, insan suretindeyken yakmayacaktır.

Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Ölüler dirilseydi (20.10.2017)
  İman edenler! İman edin (13.10.2017)
  Hz. Muhammed’e borçluyuz (06.10.2017)
  Medine’siz hicret olmaz (29.09.2017)
  Birbirimizi sevmede ölçümüz ne olmalı (22.09.2017)
  Dini ifrat ve tefrite zorlamak (15.09.2017)
Sayfa Başı
21.10.2017 Ezan Vakitleri
İmsak : 05:49   İkindi : 15:53
Güneş : 07:15   Akşam : 18:23
Öğle : 12:56   Yatsı : 19:43
      Duyurular
20.10.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Ölüler dirilseydi" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
13.10.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Iman edenler! Iman edin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
06.10.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Hz. Muhammed’e borçluyuz" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 35080
Bugün : 79087
Bu Ay : 3057940
Bu Yil : 23474502
Toplam : 148417331
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük