Günün Sözü :

where to buy female viagra pill

female viagra

Amoxicillin Online

buy antibiotic online blog.planningpme.es buy amoxicillin for dogs uk

ldn

lav dosis naltrexon click here ldn

accutane acne

accutane without insurance reddit open accutane without side effects

abortion pill online usa

abortion pill online usa

medical abortion

abortion pill usa legal blog.caregiverlist.com abortion pill kit
lerim! (Tirmizî, Birr 57)
06.08.2021 - Kaynak


Gün birlik günü


Günlerdir ormanlarimiz yaniyor. Yüzlerce alanda bir anda eszamanli bu yanginlarin çikmasi son derece manidar. Elbette insan eliyle yapilan ihmalden kaynaklanan yanginlar var, ama bazi bölgelerdeki yanginlarda kasit görülmüyor degil. Bu hususta yetkililer gereken bilgiyi vereceklerdir. Milyonlarca canli diri diri yandi. Insanlarimizi yitirdik. Son derece üzgünüz. Küresel isinma, diger ülkelerde de görülen yanginlar, bütün insanligin daha aktif olmasini zorunlu kiliyor.
"Elinizde bir fidan varsa ve kiyametin hemen kopacagini biliyorsaniz yine o fidani dikin" buyuruluyor. Agaç kesmek, insani öldürmekle bir tutulmus. Hz. Peygamber (SAV) savas zamanlarinda bile hurmaliklarin, yesilliklerin yakilmasini yasaklamistir.
Insanlarimiz hayatini kaybetti. Allah rahmet etsin, mekânlari cennet olsun.
Binlerce diger canlilar (hayvanlar) yandi. Kisacasi ülke olarak hepimiz bu aciyi yüregimizde hissettik.
Bu tür büyük felaketlerde hemen birileri devreye girip insanlarimizi kutuplastirmaya çalisir. Buradan ne devsiririm diye matematiksel hesaba baslar. Ifsat eder. Bu tür insanlar için, yanan ormanlar umurunda dahi degildir.
Ama hamd olsun bunlarin sayisi çok degil. Diger taraftan iyi niyetiyle bir seyler yapmaya çalisan, benzeri felaketler olmasin diye tedbirler alalim diye gayret eden yüz binlerce temiz niyetli insanimiz var. Onlar kenetlendiler. Dua ettiler. Gayret ettiler. Bu felaketi astiktan sonra neler yapabiliriz diye bu isin uzmanlarinin tartismasi ve rasyonel çözümlerin masaya yatirilmasi gerekir. Bu gibi hallerde istisare (danisma, dayanisma) ile görüslerimizi söyler ve çözüm üretmeye çabalariz. Böyle yapmaliyiz. Tecrübe, akil, vicdan bunu gerektirir. Ama tahrip için degil, islah için söz söyleyelim. Yaralari sarmaliyiz. Bu konuda herkes üstüne düseni yapmali. Dayanisma içinde olmaliyiz. Kucaklasmaliyiz. Baska Türkiye yok. Biz iyi oldukça tarih boyunca bizi istemeyenler mutsuz olurlar. Biz kötü olursak onlar sevinirler.
Yanan ormanlari en kisa zamanda eski haline gelsin diye agaçlandiririz insallah. Daha güçlü ve yangina daha dayanikli agaçlarla. Birlik olursak çok daha iyisini yapariz. Yeter ki kardesligi, beraberligi, dayanismayi ve iyi niyetimizi yitirmeyelim.
Unutmayalim, Kur'an-i Kerim'de cennet tasviri yapilirken yesillik ve agaçlar tanimlanir. Agaç ve yesillik bizlere cennet mirasidir. Hz. Adem'i örten bir dosttur agaç. Vaktinden önce kesilen bir agaç gözyasi döker.
Hz. Peygamber, agaçlarin Allah'i zikrettigini bize hatirlatir.

KERESTE VE HURMA KÜTÜGÜ
Yüce Allah, çamurdan insan yaratti. Ne zaman ki nefis devreye girdi, özü çamur olan insan kibirlendi, yaratanini unuttu.
Insan özünü unutmamaliydi. Mevlânâ, kereste gibi ruhsuz insan ile Medine'deki hurma kütügünü söyle kiyasliyor: "Inle inle ki bu iniltiyi isiten bir komsun vardir. Bu komsu sana sahdamarindan daha yakindir. Inle ki çocugun inlemesi, aglamasi, sütannesinin sevgisini uyandirir." Sonra isi Peygamber askina getiren Mevlânâ noktayi söyle koyar: "Bizim Peygamberimiz'in yolu ask yoludur. Biz ask ogullariyiz. Bizim anamiz da asktir. Cenabi Mustafa'nin nurlu eli, o inleyen hurma agaci diregini oksadi. Sen bir odundan da asagi degilsin ya! Inle inle."
Mevlânâ, Medine mescidindeki mucizevi olarak inleyen hurma agacini anlatiyor. Allah ve Peygamber askinin nelere kadir oldugunu anlatirken kereste gibi ruhsuz yasayanlara da ders veriyor. Kâinati, günes sistemini, hücreyi, atomu, galaksileri, anne rahminde çocugu yaratani inkâr edemeyen insanin bir hurma kütügünün inlemesini anlayamamasini ve buna takilip kalmasini sitem ve istihza dolu bir tarzda kendi üslubunca elestirir.

TEDAVI OLUN
Islam hastalikta sifa için tibbin geregini yapmamizi emreder. Hz. Peygamber, "Ey Allah'in kullari! Tedavi olun. Çünkü Allah, yarattigi her hastalik için mutlaka bir ilaç ve sifa yaratmistir" buyurur. Her hastaligin mutlaka sifasi, ilaci bulunacaktir. Ölüm hariç elbette.
Tedavide illa ki Müslüman doktor bulmak zorunda degiliz. Bu konuda da ufku sonsuz olan Hz. Peygamber bizim örnegimizdir. Su hadiseyi aktarabilirim:
Sa'd bin Ebu Vakkas anlatiyor: Hastalanmistim. Efendimiz ziyaretime geldi. Elini gögsüme koydu. Serinligini kalbimde hissettim. Sonra söyle buyurdu: Sen kalbinden rahatsizsin. Sakif kabilesinden olan Haris bin Kelede'ye git. Çünkü o iyi bir doktordur. Ona tedavi ol (Ibn Esir, 1, 413).
Bu kisinin Müslüman olduguna dair kesin bir bilgi yok. Buna ragmen Efendimiz'in bazi sahabeyi ona tedaviye gönderdigini biliyoruz. Bu hadise bile Resulullah'in büyük ufkunu gösteriyor. Adamin biri sordu: "Tedavi için kullanilan ilaçlar, sifa için okunan dualar hakkinda ne dersiniz? Bunlar kaderi degistirir mi?" Efendimiz cevap buyurdu: "Bu saydiklariniz da Allah'in kaderindendir."

KUSLUK NAMAZI
Fikih literatüründe günesin dogmasindan sonra yarim saat geçince içinde bulunan zamana "kusluk zamani" denir. Bu zaman diliminde en az iki rekât namaz kilmak sünnet sayilmistir. On iki rekâta kadar da kilinabilir. Bu süre günesin dogusundan yarim saat sonra baslar. Ögleden yarim saat öncesine kadar devam eder.

EN HÜZÜNLÜ EZAN
Hz. Peygamber'in müezzini olan Hz. Bilal, Efendimiz'in vefatindan sonra ezan okumaz, hatta okuyamaz olmustu. O'nsuz Medine ona dar gelmeye baslamisti. Hz. Ebu Bekir Efendimiz'e müracaat edip uzaklara gitmek için izin istedi. Hem din yolunda mücadele edecek hem de Islam'i anlatacakti. Belki Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimiz'i tanitacakti. Ama izin çikmadi. Hz. Ebu Bekir onu yanindan ayirmak istemiyordu.
Nihayet Hz. Ömer zamaninda izin alabildi. Sam'da solugu aldi. Orada oturmaya basladi. Bir gece Efendimiz'i rüyada gördü. Efendimiz ona, "Nedir bu ayrilik ey Bilal! Beni ziyaret et" buyuruyordu. Uyandi, uzun uzun agladi. Ertesi gün yola koyuldu. Mesakkatli bir yolculuktan sonra Medine'ye, askin baskentine vardi.
Hz. Hasan ve Hüseyin'le kucaklasti. Gözyaslari döküldü. Ona israr ettiler. "Ezan oku" diye. Israr edilince bir sabah vakti ellerini kulaklarina koydu. Ezan okumaya basladi. O ses, herkese tanidik gelmisti. Yasli sahabiler, Efendimiz'i göremeyenler, kadinlar, erkekler velhasili bütün Medine halki sabah namazi vakti yollara döküldü. Medine sanki mahser yeriydi. Efendimiz'in hatiralari canlanmisti. Sanki Efendimiz mihraptaydi, sanki cemaat hazirdi ve sanki birazdan cemaat namaza baslayacakti.
Hz. Bilal ne zaman ki "Eshedu enne Muhammeden Resulullah" (Sehadet ederim ki Muhammed, Allah'in Resulüdür) sözüne geldi, devam edemedi. Hiçkiriklara boguldu. Resulullah sanki huzurunda idi. Sanki "Haydi Bilal oku" diyordu. Iste böyle bir andi. Medine agliyor, Bilal agliyordu. Bilal artik ezanin her bölümünü hiçkiriklarla bitiriyordu. Mescid-i Saadet tiklim tiklimdi. Bilal bundan sonra hiç ezan okumadi.
Tekrar Sam'a geri döndü. Efendimiz'in gömülü oldugu yerde fazla kalmak istemedi. Denilir ki, 641 yilinda Sam'da vefat etti. Allah'in rahmeti üzerine olsun.

NAMAZA BASLAYIP BIRAKIYORUM. TAMAMEN MI TERK EDEYIM?
Namazi ne kadar kilabilirsen senin için iyidir. Bes vakit namaz farzdir. Elinden geldigi kadar ihmal etme. Hepsini kilamiyorsan da ne kadarini kilsan senin için kârdir. Sakin terk etme.
Dizimde platin var. Tam egilemiyorum. Ne yapayim? Ayaklarinizi kibleye dogru uzatin ve namazinizi öyle kilin. Secde için belinizi biraz öne egmeniz yeterli olur.
Sadece Fatiha Suresi'ni biliyorum. Ondan ötürü de namazi kilamiyorum. Sadece Fatiha ile dahi namaz kilabilirsiniz. Ama bu arada birkaç sure de ögrenin. Rükû ve secdede Allah'i anmaniz yeterli olur. Ayaktayken de Fatiha okuyun.
Bayanim. Deterjan ürünleri satiyorum. Sakincasi var mi? Ticaret yapmanin ne sakincasi olacak? Ihtiyaciniz varsa elbette deterjan ürünü satarsiniz. Yeter ki ticaret için gereken kurallara uyunuz.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  İslam düşmanı Ebu Cehil’in ağıtı (25.11.2022)
  Anne ve babanı sakın üzme (18.11.2022)
  İlahi adalet mutlaka tecelli eder (11.11.2022)
  Neden hızla dünyevileşiyoruz (04.11.2022)
  Sizi Allah’a yakınlaştıracak kişileri dost edinin (28.10.2022)
  İslam’ın değerleri evrenseldir (14.10.2022)
Sayfa Başı
01.12.2022 Ezan Vakitleri
İmsak : 06:31   İkindi : 15:22
Güneş : 08:02   Akşam : 17:44
Öğle : 12:58   Yatsı : 19:09
      Duyurular
25.11.2022
Hocamizin bu haftaki gazete de "Islam düsmani Ebu Cehil’in agiti" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabil
Devamı...
18.11.2022
Hocamizin bu haftaki gazete de "Anne ve babani sakin üzme" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz
Devamı...
11.11.2022
Hocamizin bu haftaki gazete de "Ilahi adalet mutlaka tecelli eder" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabi
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 491
Bugün : 14712
Bu Ay : 14712
Bu Yil : 4750849
Toplam : 178876175
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük