Günün Sözü : Hasedciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur. (Ahnef bin Kays)
09.09.2009 - Kaynak


Peygamberimizin yüce ahlakı IV


TEVAZU Mekke'ye girerken Hz. Enes (ra) anlatıyor:

Mekke'nin fethedildiği gün Rasulullah (sav) Müslümanlarla birlikte şehre girdiğinde insanlar yüksek duvarlara çıkmış onu seyrediyordu. Tevazusundan ötürü başını o kadar eğmişti ki, neredeyse başı bineğinin ön kısmına değecekti.
Yine bir başka rivayette Abdullah b. Ebu Bekir (ra) şöyle anlatıyor:
Mekke'nin fethi günü Rasulullah (sav) Zi-Tuva denilen yere geldiğinde durdu. Bineğinin üzerindeydi ve kırmızı bir örtüyü başına sarık gibi sarmış, sarığının bir ucunu da boğazını sarmayacak şekilde yüzünün öbür tarafına bağlamıştı. Allah Teâlâ'nın kendisine ihsan ettiği fetih ikramını görünce tevazusundan başını öne eğdi; öyle ki, neredeyse sakalı bineğinin ön kısmına değiyordu.
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:
Rasulullah'la (sav) birlikte çarşıya gitmiştik. Rasulullah (sav) kumaşçıların yanına oturdu ve onlardan dört dirheme bir elbise satın aldı. Dirhemleri ağırlıklarına göre tartıp elbiseyi satana vermesi için çarşının sarrafına (para bozan) uzattı ve:
- Bunu tart ve ağır gelen kefedeki dirhemleri elbiseyi satana ver, dedi.
Sarraf:
- Böyle bir sözü senden önce hiç kimseden işitmedim, dedi.
Ben de adama;
- şu ahmaklık ve kötü ahlak sende fazlasıyla var. Sen Peygamberini tanımıyorsun galiba! dedim.
Rasulullah'ın (sav) ölçü ve tartıda ne denli özen gösterdiğini gören sarraf elindeki tartıyı attı ve öpmek için sıçrayarak Rasulullah'ın (sav) eline yapıştı. Resul-ü Ekrem (sav) ise hemen elini çekti ve:
- Bu hareket farislilerin hükümdarlarına (kisralara) yaptığı davranıştır. Ben ise bir hükümdar değil sizin gibi birisiyim, dedi.
Daha sonra Hz. Peygamber (sav) elbiseyi alarak oradan ayrıldı. Ben de elindeki elbiseyi almak isteyerek yanında yürüdüm.
- Bir şeyin sahibi, o şeyi taşımaya başkalarından daha layıktır, fakat o işi yapamayacak kadar aciz ve zayıf olursa müstesna. O takdirde bir Müslüman kardeşi ona yardım edebilir, buyurdu. Ben;
- Ya Rasulullah! Bu elbiseyi (şalvara benzeyen geniş pantolon) siz mi giyeceksiniz? diye sordum.
- Yolculukta veya mukimken, gece yahut gündüz (bunu giyebilirim)! Ben örtünmekle emrolundum ve bundan başka daha güzel örten bir şey bulamadım.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Kılavuz Kur’an, önder Muhammed el- Emin (50 Odanın Sırrı) (19.01.2018)
  Ulemaya istikamet yaraşır (12.01.2018)
  Keşke Peygamber’le yol tutsaydım (05.01.2018)
  Benim azılı bir düşmanım var (Son nefeste bana oyun oynadı) (29.12.2017)
  Fahreddin Paşa ve Medine aşkı (22.12.2017)
  İslam âlemi toparlanmalı (15.12.2017)
Sayfa Başı
22.01.2018 Ezan Vakitleri
İmsak : 06:47   İkindi : 15:52
Güneş : 08:16   Akşam : 18:15
Öğle : 13:22   Yatsı : 19:38
      Duyurular
19.01.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Kilavuz Kur’an, önder Muhammed el- Emin (50 Odanin Sirri)" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin inte
Devamı...
12.01.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Ulemaya istikamet yarasir" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz
Devamı...
05.01.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Keske Peygamber’le yol tutsaydim" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabil
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 25313
Bugün : 9247
Bu Ay : 914486
Bu Yil : 914486
Toplam : 155923912
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük