Günün Sözü : Bir kimsenin, izin almadan iki kişinin arasına oturması helal olmaz. (Ebu Davud, 4844)
09.09.2009 - Kaynak


Peygamberimizin yüce ahlakı IV


TEVAZU Mekke'ye girerken Hz. Enes (ra) anlatıyor:

Mekke'nin fethedildiği gün Rasulullah (sav) Müslümanlarla birlikte şehre girdiğinde insanlar yüksek duvarlara çıkmış onu seyrediyordu. Tevazusundan ötürü başını o kadar eğmişti ki, neredeyse başı bineğinin ön kısmına değecekti.
Yine bir başka rivayette Abdullah b. Ebu Bekir (ra) şöyle anlatıyor:
Mekke'nin fethi günü Rasulullah (sav) Zi-Tuva denilen yere geldiğinde durdu. Bineğinin üzerindeydi ve kırmızı bir örtüyü başına sarık gibi sarmış, sarığının bir ucunu da boğazını sarmayacak şekilde yüzünün öbür tarafına bağlamıştı. Allah Teâlâ'nın kendisine ihsan ettiği fetih ikramını görünce tevazusundan başını öne eğdi; öyle ki, neredeyse sakalı bineğinin ön kısmına değiyordu.
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:
Rasulullah'la (sav) birlikte çarşıya gitmiştik. Rasulullah (sav) kumaşçıların yanına oturdu ve onlardan dört dirheme bir elbise satın aldı. Dirhemleri ağırlıklarına göre tartıp elbiseyi satana vermesi için çarşının sarrafına (para bozan) uzattı ve:
- Bunu tart ve ağır gelen kefedeki dirhemleri elbiseyi satana ver, dedi.
Sarraf:
- Böyle bir sözü senden önce hiç kimseden işitmedim, dedi.
Ben de adama;
- şu ahmaklık ve kötü ahlak sende fazlasıyla var. Sen Peygamberini tanımıyorsun galiba! dedim.
Rasulullah'ın (sav) ölçü ve tartıda ne denli özen gösterdiğini gören sarraf elindeki tartıyı attı ve öpmek için sıçrayarak Rasulullah'ın (sav) eline yapıştı. Resul-ü Ekrem (sav) ise hemen elini çekti ve:
- Bu hareket farislilerin hükümdarlarına (kisralara) yaptığı davranıştır. Ben ise bir hükümdar değil sizin gibi birisiyim, dedi.
Daha sonra Hz. Peygamber (sav) elbiseyi alarak oradan ayrıldı. Ben de elindeki elbiseyi almak isteyerek yanında yürüdüm.
- Bir şeyin sahibi, o şeyi taşımaya başkalarından daha layıktır, fakat o işi yapamayacak kadar aciz ve zayıf olursa müstesna. O takdirde bir Müslüman kardeşi ona yardım edebilir, buyurdu. Ben;
- Ya Rasulullah! Bu elbiseyi (şalvara benzeyen geniş pantolon) siz mi giyeceksiniz? diye sordum.
- Yolculukta veya mukimken, gece yahut gündüz (bunu giyebilirim)! Ben örtünmekle emrolundum ve bundan başka daha güzel örten bir şey bulamadım.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Gençler, dini doğru yerden öğrenin (13.07.2018)
  Kalbinizi düzeltip öğüt verin (06.07.2018)
  Başardığında istiğfarı çoğaltmalısın (29.06.2018)
  Doğru yolun sapkın kolları (22.06.2018)
  Hoş geldin Ramazan Bayramı (15.06.2018)
  Ramazan ruhuna devam edin (14.06.2018)
Sayfa Başı
20.07.2018 Ezan Vakitleri
İmsak : 03:50   İkindi : 17:13
Güneş : 05:42   Akşam : 20:39
Öğle : 13:16   Yatsı : 22:22
      Duyurular
13.07.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Gençler, dini dogru yerden ögrenin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyab
Devamı...
06.07.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Kalbinizi düzeltip ögüt verin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirs
Devamı...
29.06.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Basardiginda istigfari çogaltmalisin" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuy
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 225
Bugün : 1346
Bu Ay : 171080
Bu Yil : 5143507
Toplam : 160152933
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük