Günün Sözü :

buy tamoxifen pct

tamoxifen

clomid manchester

clomid london click buy clomid pct
Allah katında en makbul amel, az da olsa, devamlı olanıdır.(Müslim, S. Münafıkta 78)
05.06.2009 - Kaynak


Dikkat et cam bardaklar kırılmasın


MEDİNE'ye Habeşliler gelmişti. Ellerindeki mızraklarla çalgı veya tef eşliğinde raks ediyor, savaş oyunları sergiliyorlardı. Medine halkı toplanıp bu mahir oyuncuları seyretmeye başladı. Hatta Hz. Ayşe'nin bile Peygamberimizin omzuna yükselip bunları seyretmeye başladığını kaynaklardan öğreniyoruz.


Böyle bir ortam... Hz. Peygamber (SAV) bütün bunları görüyor ama müdahale etmiyor. O esnada oradan geçen Hz. Ömer (RA), Habeşlilere müdahale etmek ister. Hz. Ömer, Habeşlileri mescidin çevresinden uzaklaştırmak için harekete geçince Peygamberimizin sesi duyuldu: "Bırak onları Ömer! Oyunlarına devam etsinler. Bari böylece Yahudiler dinimizin ne kadar geniş -toleranslı- olduğunu görmüş olurlar." (Ahmed, Müsned, c.6, s.116, 223)

* * *

Son derece önemli bir ayrıntı... Hz. Muhammed'den hayati bir müdahale. İlahi vahyin -İslam'ın- ne kadar güncel olabileceğine dair güçlü bir referans. Hz. Peygamber bu tavrıyla, hayatı dar bir kalıba mahkûm etmek isteyenlere sıcak bakmadığını anlatmak istiyor. Peygamberimiz bu müdahalesinde iki noktayı ön plana çıkarıyor. Bunlardan birincisi Yahudilerle ilgili vurgusu, ikincisi ise İslam'ın genişliğinin öğretilmesi meselesi.

Bununla Peygamberimiz, İslami yaşantının içe dönük olmaması gerektiğini, dünyanın, insanların ve hatta diğer din mensuplarının menfi bakışlarını en azından nötr hale getirme çalışmasının dinin bir hedefi olduğunu vurgulamış oluyor. Önemli bir şey daha söylüyor Peygamberimiz. Dini daraltmayın. Dinin toleransını yansıtın. Dini cendereye sokmayın.

Benzeri bir ikazı "Enceşe" ile ilgili olayda görüyoruz. Bir yolculuktalar. Yolculukta Peygamberimiz, sahabenin kadın ve erkekleri var. Enceşe de bu sahabilerden birisi. Sesi çok güzeldir Enceşe'nin, güzel şarkılar söyler. Bu yolculukta da güzel sesiyle şarkı söylemeye başlar. Enceşe'nin güzel sesi, develeri etkiler. Yürüyüşlerini hızlandırır, Enceşe'ye uyum sağlamaya başlarlar. Develerin üzerinde oturan kadınlar düşme tehlikesi geçirirler.

Hz. Peygamber, Enceşe'ye seslenir: "Daha sakin söyle Enceşe. Baksana develerin üzerindeki şeşler-cam bardaklar neredeyse kırılacaklar." Hz. Peygamber, kadınları kırılgan olabilecek, nazik, narin ve berrak olan şişeye benzetir. Yüceltir onları. Diğer yandan da bu seslenişiyle önemli bir mesaj verir. Enceşe'ye, "Şarkı söyleme" demez. Enceşe'nin şiirine, şarkısına müdahale etmez. Sesinin tonuna, rengine işaret eder ve hassas bir denge kurar.

Aslında O, her bir sahabiden, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Osman tavrı beklenmemesi gerektiğini söylemiş olur böylece. Enceşe'yi bu haliyle kabul eder. Onu kırmaz, hırpalamaz, tam aksine, dinin temsilcisi olarak kapıyı aralar.

"Habeşliler ve Enceşe" olayları sembolik birer örnektir. Bir anlamda İslam'ı takdimin vitrini olabilecek hadiselerdir. 1400 sene önceki toplumun ezberlerini bozmada Hz. Peygamber'in attığı hayati adımlardır. Acaba günümüzün Enceşe'lerine veya Habeşlilerine bu denli anlayışla bakabiliyor muyuz? İslam'ın doğru algılanması önündeki en büyük handikabın hayat tarzımız olduğunu görebiliyoruz.

Müslümanlar olarak dünyanın gözünde iyi bir yere sahip olmadığımızı söylemek zorundayız. Şunu söyleyebilirsiniz: "İnsanlar bize nasıl bakarlarsa baksınlar. Bunun bizim için hiçbir önemi yoktur." Evet, böyle söylemek mümkün. Peki, bu anlayışın İslam'a, Müslümanların geleceğine ne faydası var?

Bu anlayışla hareket edersek, Hz. Peygamber'in kıtaları aşan merhamet dokunuşunu çağımıza nasıl yansıtacağız. Dar alanda paylaşmanın, kapalı devre usulü din anlayışının, dini ve vahyi gettolaştırmanın, İslam'ın çağları aşan mesajına zulüm olduğunu hálá göremiyoruz.

* * *

Dinin safiyetini bozmadan, işi sulandırmadan, şahsi hezeyanları din haline getirmeden, dejenerasyona yönelmeden, Müslümanların konumunu değerlendirmek zorundayız. Dünya Müslümanları olarak kendimizi acındıracak halden çıkarıp, yas ve ağıt kültüründen uzaklaşarak, dövünmekten vazgeçerek, saçımızın temizliğinden ayakkabımızın boyasına kadar dışımızı ve içimizi temizlemek zorundayız.

Bir dua: Hz. Ayşe (RA) der ki: "Peygamberimiz namazda şöyle dua ederdi: Allah'ım! Kabir azabından sana sığınırım. Mesih Deccal'in fitnesinden sana sığınırım. Hayatın fitnesinden, ölüm fitnesinden sana sığınırım. Allah'ım! Günaha dalmaktan, borç altında kalmaktan sana sığınırım."


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Kutsallar, alaycı mizahın konusu yapılamaz (03.07.2026)
  Ahirette ümidinizi yitirdiğinizde... (26.06.2026)
  Dini anlatım dili doğru mu? (19.06.2026)
  Allah (CC) şahdamarından daha yakındır (12.06.2026)
  Osmanlı’da kadın vakfiyeleri (05.06.2026)
  Kurban ve fedakârlık (29.05.2026)
Sayfa Başı
15.07.2026 Ezan Vakitleri
İmsak : 03:44   İkindi : 17:13
Güneş : 05:38   Akşam : 20:43
Öğle : 13:15   Yatsı : 22:28
      Duyurular
03.07.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Kutsallar, alayci mizahin konusu yapilamaz" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasinda
Devamı...
26.06.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Ahirette ümidinizi yitirdiginizde..." yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuy
Devamı...
19.06.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Dini anlatim dili dogru mu?" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsin
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 2173
Bugün : 13749
Bu Ay : 235678
Bu Yıl : 3298413
Toplam : 195286936
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük