Günün Sözü : Zenginlik mal çokluğuyla değildir. Bilakis zenginlik göz tokluğuyladır. (Müslim, Zekat 97)
24.07.2013 - Kaynak


Ölülerinizi hayırla anın


Ölüm kapıyı çaldığında kişi Rabbiyle baş başadır. O âleme giden herkes rahmete, merhamete ve affa muhtaçtır. Allah'ın elçisi Sevgili Peygamberimiz (sav) "Ölülerinizi hayırla anın" buyurmuştur

Ölecek insanın ölüm zamanı gelince Hz. Azrail'in yardımcıları kişinin ruhunu boğazına kadar çekerler.
En son hamleyi yapması için işi o noktada bırakırlar. Hz.
Azrail ise ruhu boğazdan alır. (En'am, 61; İbn Kesir, Tefsir, 3, 458)
Hz. Azrail'in yanında rahmet ve azap melekleri vardır. Kişinin durumuna göre rahmet ve azap melekleri kişiyi alıp götürmesi gereken yere taşırlar. İyilerden ise cennete, kötülerden ise cehenneme taşırlar. Ölüm anında kötüler pişmanlık duyarlar çünkü o esnada perdeler sıyrılır ve o gideceği yeri görür. Elbette o esnada artık yapılacak tövbe geçersizdir. Kur'an-ı Kerim bu anı şöyle anlatıyor: "Allah ona buyurur ki: Ey insanoğlu!
Dünyadayken, bu günden gafletteydin.
Şimdi senden gaflet perdesi açtık. Artık bugün gözün keskindir. Gerçeği görüyorsun." (Ka'f,22)
Gerçeği görüyor ama, bu görüşün faydası yoktur artık. Ölüm anındaki telaşı, Kur'an şöyle hatırlatıyor: "Hayır! Can boğaza dayandığı, 'Kimdir bunu iyi edecek' dendiği, ölmek üzere olanın da bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman işte o gün sevk ediliş Rabbinedir." (Kıyamet, 26-27) artık o gün tevbe kapısı kapanmıştır.
Dönüş imkânı yoktur.
Müsaade istenemez. Ölüm ertelenemez.
Kaçacak yer yoktur. Fidye de kabul edilmez.
Kişi Rabbiyle baş başadır. Dünyadaki makamı mevkii, statüsü hiç anlam taşımamaktadır.
Ameli neyse, ona göre karşılık görecektir.
Ölüm esnasında ölecek kişide bazı haller görünür. Bunların bir kısmı iyiye, bir kısmı kötüye işarettir.
Önce ölmek üzere olan kişide görülen ve iyiye yorulacak hallere bakalım: "Kişinin alnı terler, gözleri yaşarır veya nemlenir. Burun delikleri şişer."
İşte bu haller iyiye işaret sayılmıştır.
Ölmek üzere olan kişideki alın terlemesini şöyle yorumlamışlardır: "Yüce Allah iyi olan bu kişiye son anda gideceği yeri gösterir.
Kişi Yüce Rabbin bu büyük bağışını görünce utanmaya başlar. Kendi kendine der ki: "Ama ben bu kadarını hak etmedim ki!"
İşte bu utancından dolayı utanmaya başlar.
Gözlerin yaşarması da sevinçtendir. Cennet ve bağışlanma haberi alınca kişinin gözleri yaşarır. Siz sevinçten ağlayan insanı görmüşsünüzdür, işte onun gibi...
Denilir ki, burun deliklerinin şişmesi de buna benzer. Çünkü insanın burun delikleri gülümseyince şişer, genişler. İşte ölmek üzere olan insana müjde verilince, öylesine burun delikleri kabarır.
Ölmek üzere olan kişide görülen bazı kötü haller vardır. Bunlar da şöyle sıralanmıştır:
Hırıltı, yüz rengi ve görüntüsünün çirkinleşmesi ve ağzın köpürmesi.
Bunlar da ölmek üzere olana meleklerin verdiği değersizliği, kişinin ölürken halinden memnun olmaması olarak yorumlanmıştır.
Tabii ki bu saydıklarımız herkes için bire bir isabetli olmayan haller olabilir. Bunlar genel tanımlamalardır. Bize düşen, kişide görülen her hali iyiye yorumlamaktır.
Çünkü onların halini sadece ve sadece Yüce Rabbimiz bilir. O âlem, örtülü bir âlemdir.
O âleme giden herkes rahmete, merhamete ve affa muhtaçtır. Giden herkes hakkında iyi konuşmak esastır. Zira Allah'ın elçisi Sevgili Peygamberimiz (sav), şöyle buyurdu: "Ölülerinizi hayırla anın." (Nesei, 1936)

"Allah'ım, ümmetimi koru, ümmetime acı!"

İbni Amr ibni As (ra) anlatıyor: Bir gün Resulullah (sav), Hz.
İbrahim (as) hakkındaki şu ayeti okudu: "Rabbim! Bu putlar insanların çoğunu yoldan çıkardılar.
Artık kim bana uyarsa bendendir; kim de bana karşı gelirse, elbette Sen çok bağışlayan, koruyup gözetensin." (İbrahim 14/36)
Ardından Hz. İsa'nın (as) Kur'an'daki şu sözlerini söyledi: "Onlara azab edersen, onlar zaten Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette Sen güç ve kudret sahibi, her şeyi yerli yerince yapansın." (el-Maide 5/118)
Daha sonra Peygamber Efendimiz (sav) ellerini açtı: "Allah'ım, ümmetimi koru, ümmetime acı!" diye dua etti ve ağladı.
Bunun üzerine Allah-u Teâlâ Hz. Peygamberin neden ağladığını bilse de sırf Peygamberinin dilinden duyulsun diye Cebrail'e emretti.
-Cibril (as) git Muhammed'e ve niçin ağladığını sor, buyurdu.
Cebrail de (as) ona geldi ve niçin ağladığını sordu. Resulü Ekrem (sav) ümmeti için duyduğu endişe yüzünden ağladığını söyledi. Onların azaba düşeceği endişesinden ağladığını söyledi.
Zaten Allah-u Teâlâ onun ne için ağladığını çok iyi bilmekteydi.
Cebrail (as) aldığı cevabı Allah-u Teâlâ'ya iletince, Cenab-ı Hak ona şöyle buyurdu:
-Cebrail! Muhammed'e git ve ona; Allah ümmetin hakkında seni razı edecek, seni asla üzmeyecek. Sen razı olacaksın.
Bunu dediğimi söyle! (Müslim, İman, 346)

İmam Zeynel Abidin'in duası

Ey güçsüzlerin yardımcısı, ey yoksulların hazinesi!
Ey gariplerin sahibi!
Ey dostlarının yardımcısı, ey düşmanların kahredicisi!
Ey gökleri yükselten!
Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan uzaksın.
Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin.
Eman ver bize, eman diliyoruz, bizi cehennemden kurtar!
Ey her şeyin evveli ve ahiri!
Ey her şeyin ilâhı ve sanatkârı!
Ey her şeyin rızk vereni ve yaratıcısı!
Ey her şeyi daraltan ve genişleten!
Ey her şeyi terbiye ve idare eden!
Ey her şeyi dönüştüren ve değiştiren!
Ey her şeyi dirilten ve öldüren!
Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan uzaksın. Senden başkailâh yok ki imdadımıza yetişsin.
Eman ver bize eman diliyoruz.
Bizi cehennemden kurtar."


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Birbirimizi sevmede ölçümüz ne olmalı (22.09.2017)
  Dini ifrat ve tefrite zorlamak (15.09.2017)
  ‘Zinaya müsaade et!’ (08.09.2017)
  İslam coğrafyasına bayram gelmedi (01.09.2017)
  Peygamberimizin haccı nasıl gerçekleşti (25.08.2017)
  Oryantalistlerden din öğrenmek (18.08.2017)
Sayfa Başı
24.09.2017 Ezan Vakitleri
İmsak : 05:20   İkindi : 16:25
Güneş : 06:46   Akşam : 19:07
Öğle : 13:03   Yatsı : 20:27
      Duyurular
22.09.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Birbirimizi sevmede ölçümüz ne olmali" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan oku
Devamı...
15.09.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Dini ifrat ve tefrite zorlamak" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilir
Devamı...
08.09.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "‘Zinaya müsaade et!’" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 14643
Bugün : 7917
Bu Ay : 1281039
Bu Yil : 19969454
Toplam : 144912283
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük