Günün Sözü : (Tirmizi, Da'avat 103)
05.09.2014 - Kaynak


Allah için sevenler nerede?


Menfaatimiz varsa seviyoruz. Beklentimiz varsa övüyoruz. Gelecek imkân varsa gözün içine bakıyoruz. Ama kapıyı kapattı mı, en anid - inatçı- düşman kesiliyoruz. Düne kadar yaptığı her şeyi toptan siliyoruz. Hafıza kaybı yaşıyoruz. Sanki hiç olmadı gibi bakıyoruz. Elbette ki bu sevgi sahte ve aldatan sevgidir.
Karşılıksız, Allah için, içten gelen, menfaate ve dünya malına bulaşmamışsa sevgi o zaman bir anlam taşır.
Denilir ki mahşerde bazı kimseler, çok hafif hesaba çekilecek. Onlar farkında bile olmayacaklar. Cennete giderken melekler diyecekler ki, "Size hesap görüldü mü?
Siz mahşere uğradınız mı? Siz sırattan geçtiniz mi?" "Yok biz öyle bir şeyler görmedik" diyecekler.
Melekler, "Peki ameliniz ne idi ki siz böyle cennete giriyorsunuz" diyecekler. Onların yerine Rabbimiz cevap gönderecek:
"Onlar benim sevenlerimdir. Onlar Muhammed (s.a.v.) ümmetinden olup Allah rızası için birbirini sevenlerdir. Ben onlara hesap sormayacağım."

Gençlere biraz daha ilgi
Güneydoğu'da bir şehirdeyim. Çay içiyoruz. Yan masalardan birinde oturan genç ayağa kalktı. Mekân sahibine "Abi yaz çay parasını sonra öderim" dedi. Ve çıktı.
Genç bir delikanlı efendi görünümlü yüzü temiz. Çağırdım. Oturttum. Konuştuk. Yaz aylarında mevsimlik iş için gidermiş. Amelelik yaparmış. Hikâyesi uzun. "Her şeyi devletten beklemeyelim" diyor.
"Zengin olanlar, işadamları bize iş imkânı tanısın yatırım yapsın" diyor. "Bu ülke için bir şeyler yapalım" diyor delikanlı. Yıkmak niyetinde değil, yapmak niyetinde.
Belki bildiğim binlerce manzaradan biri. Ama etkilendim. Üzüldüm. Çünkü belki arkadaşına çay ısmarlarken hesap yapıyordur. Belki çay parasını babasından rahat isteyemiyordur. Ne bileyim işte.
Bu duyguları anlarsınız. Çocukluk yıllarımızda Siirt'te bir gün annem biriktirdiği kuruşlardan biz üç kardeşe birkaç kuruş vermişti. O parayla ancak yarım porsiyon kebap alabiliyorduk. Kardeşler olarak kebapçıya gidip yarım porsiyon kebap istedik. Şaşkın bakışlar arasında o kebabı paylaştık. Hepimizin hayatında böyle anlar vardır.
Gençler için bir şeyler yapalım. Elbette imkânlar arasında uçurum var. Harcamalar arasında da olabilir. Ama bir şeyler yapalım. Gençleri kollayan vakıflar kurabiliriz. Mahallendeki kasaba, marketçiye, fırıncıya, güvendiğimiz insanlara alışveriş yaptığımız yerlere birkaç lira emanet bırakabiliriz. Bizler bilemediğimiz, ama onların bildiği ihtiyaç sahiplerine takviyede bulunsunlar diye.
"Çay askıda" uygulamasını bilirsiniz. Çay içen fazladan çay parası öder. Duvardaki tahtaya bir çizik atar. Çay içip parasını ödeyemeyen de bir çizik atar. Dengelenir. Belki çok basit belki bazınıza göre tembelliğe itecek bir uygulama. Ama bence bazı duyguları tetikleyecek bir şey.
Elbette güzel şeyler yapılıyor. Devlet elinden geleni yapıyor. Kolay değil her isteneni hemen yapmak. Ama biz ne yapıyoruz? Önemli olan da bu.

Acımayana acınmayacak
Bu söz insanlık önderinin sözüdür; "Merhamet etmeyene merhamet edilmeyecek" veya daha açılmış ifadesiyle "Yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin."
Egomuz çok kabardı. Bencilliğimiz sınır tanımıyor. Ben merkezli yaşıyoruz. Kazanmada hudud kabul etmiyoruz. Delirmiş gibi bir halimiz var.
Kul hakkı paspas olmuş durumda. Kural tanımıyoruz. Kendimizi güçlü gördüğümüzde ezip geçiyoruz.
Annesine tokat atıp bileziğini çıkaran, bahşiş vermedi diye genç birinin üzerine araba süren, canı istedi diye tüfekle ortalığı tarayan bu tipler işte bu hasta yapının eserleridir.
İslami ahlaka uymak dibe vurmuş durumda. Hiç kimse diğerini kandırmasın. Bu görüntü razı etmiyor. Uyuşturucu kullanımı fazlalaşıyor. Tedbir alınmalı. Bazı gençler ailelerinden habersiz; uygun olmayanlarla ev tutup evleri paylaşıyorlar. Tuzağa düşüyorlar. Bu konuda yığınla mail alıyorum. Aileler sarsılıyor. Televizyonlarda gereksiz konular, magazin unsurları çıkarılacağına bu konular konuşulmalı. İman ve vicdan zafiyeti elbette merhameti azaltıyor.
 


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Amerikalı Prof. Dr. Michael Hart: Her zamanın bir numarası Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir (17.01.2020)
  Alman Prof. Dr. Annemarie Schimmel: Ama ben Hz. Muhammed’i (s.a.v.) seviyorum (10.01.2020)
  Fransız Prof. Eva’nın sarsıcı hidayeti (03.01.2020)
  Türkiye, göçmenleri Necaşi gibi kucakladı (27.12.2019)
  5000 yıllık Hindu kitaplarında Hz. Muhammed (20.12.2019)
  Goethe ve İslam hayranlığı (13.12.2019)
Sayfa Başı
22.01.2020 Ezan Vakitleri
İmsak : 06:47   İkindi : 15:51
Güneş : 08:17   Akşam : 18:14
Öğle : 13:20   Yatsı : 19:38
      Duyurular
17.01.2020
Hocamizin bu haftaki gazete de "Amerikali Prof. Dr. Michael Hart: Her zamanin bir numarasi Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir" yazisi çikti. Yazinin tümünü sit
Devamı...
10.01.2020
Hocamizin bu haftaki gazete de "Alman Prof. Dr. Annemarie Schimmel: Ama ben Hz. Muhammed’i (s.a.v.) seviyorum" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden
Devamı...
03.01.2020
Hocamizin bu haftaki gazete de "Fransiz Prof. Eva’nin sarsici hidayeti" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan ok
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 1952
Bugün : 6075
Bu Ay : 218750
Bu Yil : 218750
Toplam : 164373332
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük