Günün Sözü : En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar. (Hafız Şirazi)
20.11.2015 - Kaynak


Müslümanlar sorumluluk almalı


Dünyanın hali ortada.
Ortadoğu'da oynanan kirli satrancın yansımaları diğer ülkelerde de görülmeye başlandı. Ne Ortadoğu'da Müslüman hayatını kaybetsin, ne de başka ülkelerde günahsız siviller.
Olayların İslam'a zarar veren boyutu günden güne derinleşiyor. Bu iyi değil. İslama zarar veriliyor. İslamı kötülemek için hayli malzeme ve gerekçe var. Müslümanların dünyadaki varlığına zarar veriliyor. Dünya insanı daha da keskinleşiyor. İslam düşmanlığı bir gelenek veya kültür haline gelir de; daha çocuk yaşta olan nesillerin kulağına, İslam ve şiddet, İslam ve terör özdeştir diye fısıldanırsa bu çağımızın en büyük krizine dönüşür.
Müslümanların gayesi; bütün yeryüzünü İslamla tanıştırmak olmalıdır.
Çünkü bütün insanlar bize göre; İslam'a davet edileceklerin kapsama alanı içindedir.
Peki, bu görüntüyle bunu nasıl yapacağız? Şiddet, kaos, kavga, bomba ve benzeri tahribatla sarsılmış insanı İslam'a nasıl davet edeceğiz?
Hz. Peygamber (s.a.v.) zor görülen Hudeybiye anlaşmasını imzaladığında, Müslümanlarla müşrikler arasında ateşkes sağlandığında, bunu İslam'ı tebliğ için altın fırsat bildi. Ve İslam'ı barış ortamı içinde yayma imkanına erişti.
Gençlerimiz sivriliyor. Bazı gençler, Kur'an-ı Kerim'in olağanüstü dönemlerde indirilmiş bazı ahkamını yanlış yorumlar oldular. Buradan ayetlerin tarihselliği safsatasına destek verdiğim anlaşılmasın. Bazı gençler, Ayetleri sağlıklı anlayamıyorlar. Sünneti de dışladıkları için ayetleri ve ahkamı kendilerine göre anlama modasına kapıldılar. Diğer yanda; İslam ülkelerinde yıllarca uygulanmış zulüm, kötü idare, dışlanmışlık, hor görülme gençleri daha da keskinleştirdi.
Gençlere özgüven vermeliyiz. Onları Kur'an-ı Kerim ve Sevgili Elçinin (s.a.v.) ahlakıyla buluşturmalıyız. Hz. Resul'ün toleransını, affediciliğini, ince siyasetini, hakim anlayışını, kuşatıcılığını gençlere anlatmalıyız.
İslam'ın yeryüzünü insansızlaştırmaya karşı olduğunu anlatmalıyız. Zulme razı olma, ama zulme de taraf olma demeliyiz. İnsanları kurban vererek veya kurban ederek bir yere varamayız.
Dış ülkelerin İslam ülkelerine karışmalarına engel olmanın yolu; güçlü ve caydırıcı olmaktır. Öldürmek, kaos, sindirme değil.
Günahsız bir insanı - kim olursa olsun - öldürmek insanlığı öldürmek gibidir. Kur'an-ı Kerim öyle buyuruyor.
Bunu söylerken İslam ülkelerinde her gün yüzlerce insanın hayatını kaybetmesini sinek gibi değersiz gören bağnazların da bir ders alabileceği ümidiyle söyledim. İnsanlığın; Ortadoğu ülkelerinde akan kanı durdurmak için de bütün ilgili güçlere ve ülkelere seslenmesi lazım.Seyirci kalması değil.
Yeniden şuurlu bir Müslümanlaştırma, yeniden şuurlu bir temel kaynaklara dönüş yolu açılmalıdır. Müslümanın misyonu gençlere anlatılmalı. Akaid öğretilmeli.
Fıkıh öğretilmeli.Alimlere saygı öğretilmeli. Hadis öğretilmeli. Kur'an-ı Kerimi doğru anlamak ve okumak öğretilmeli.
Herkesin kendine göre bir din oluşturamayacağı öğretilmeli. Dine dokunmanın, ilahi emirleri keyfi yorumlamanın bir felaketin yolunu açacağı anlatılmalıdır.
Bunları; bütün kaos ve kanın sebebi - haşa - Müslümanlardır veya İslam'dır gibi karalayıcı, çirkin ve kahredici bir kamuoyu oluşturmanın önüne geçebilmek için yazıyorum. Yolu doğru yola çevirmeliyiz. Sırat-ı Müstakim'e.
Fatiha'nın dediği sıratı müstakim. Aksi halde geleceğin günahkarları oluruz.
Ve elbette en sonda, en önemli soruyu sormalıyız. Neden bu çifte Standard. Nasıl bir medeniyet bu.
Suriye,Irak ve diğer bölgelerde her gün yüzlerce insan hayatını kaybediyor, ama dünya bunu bir hamburger haberi kadar dahi önemsemiyor.Görmüyor.
Susuyor. Haber niteliğinde bile görmüyor.
Burnu kanadığında bunu haber yapanlar, İslam âlemindeki bu kana neden duyarsızlar? Yoksa bu coğrayada ölüme itilenler insan değiller mi?
Adem'in çocukları değiller mi? Avrupalı, sorumlu gazeteciler, politikacılar bu çifte standardı görmeliler.Yoksa hepimiz kaybederiz.

NOT: Haftada 4 gün saat 15.00'te Atv'de canlı yayında sorularınızı cevaplıyorum. Gündüz kuşağındaki bu yeni programı sizinle paylaşmak istedim. Pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri. Diğer programlarımızda ise bir değişiklik yok. Rabbim tümümüze yardım etsin.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Farkında mısın? (17.11.2017)
  Müslümanlar ne zaman huzura erer? (10.11.2017)
  Fıkıh mezheplerinin çıkışı üzerine (03.11.2017)
  Cumhurbaşkanımızın hadisle ilgili hassasiyeti (27.10.2017)
  Ölüler dirilseydi (20.10.2017)
  İman edenler! İman edin (13.10.2017)
Sayfa Başı
17.11.2017 Ezan Vakitleri
İmsak : 06:17   İkindi : 15:28
Güneş : 07:47   Akşam : 17:52
Öğle : 12:56   Yatsı : 19:15
      Duyurular
17.11.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Farkinda misin?" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
10.11.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Müslümanlar ne zaman huzura erer?" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabi
Devamı...
03.11.2017
Hocamizin bu haftaki gazete de "Fikih mezheplerinin çikisi üzerine" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyab
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 8357
Bugün : 97265
Bu Ay : 2159325
Bu Yil : 26705543
Toplam : 151648372
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük