Günün Sözü :

buy amoxicillin

buy amoxicillin for dogs uk go buy antibiotics online

antibiotics online for stds

antibiotics for pneumonia

abortion pill

abortion pill over the counter read medical abortion
Et'ime 5)
20.11.2015 - Kaynak


Müslümanlar sorumluluk almalı


Dünyanın hali ortada.
Ortadoğu'da oynanan kirli satrancın yansımaları diğer ülkelerde de görülmeye başlandı. Ne Ortadoğu'da Müslüman hayatını kaybetsin, ne de başka ülkelerde günahsız siviller.
Olayların İslam'a zarar veren boyutu günden güne derinleşiyor. Bu iyi değil. İslama zarar veriliyor. İslamı kötülemek için hayli malzeme ve gerekçe var. Müslümanların dünyadaki varlığına zarar veriliyor. Dünya insanı daha da keskinleşiyor. İslam düşmanlığı bir gelenek veya kültür haline gelir de; daha çocuk yaşta olan nesillerin kulağına, İslam ve şiddet, İslam ve terör özdeştir diye fısıldanırsa bu çağımızın en büyük krizine dönüşür.
Müslümanların gayesi; bütün yeryüzünü İslamla tanıştırmak olmalıdır.
Çünkü bütün insanlar bize göre; İslam'a davet edileceklerin kapsama alanı içindedir.
Peki, bu görüntüyle bunu nasıl yapacağız? Şiddet, kaos, kavga, bomba ve benzeri tahribatla sarsılmış insanı İslam'a nasıl davet edeceğiz?
Hz. Peygamber (s.a.v.) zor görülen Hudeybiye anlaşmasını imzaladığında, Müslümanlarla müşrikler arasında ateşkes sağlandığında, bunu İslam'ı tebliğ için altın fırsat bildi. Ve İslam'ı barış ortamı içinde yayma imkanına erişti.
Gençlerimiz sivriliyor. Bazı gençler, Kur'an-ı Kerim'in olağanüstü dönemlerde indirilmiş bazı ahkamını yanlış yorumlar oldular. Buradan ayetlerin tarihselliği safsatasına destek verdiğim anlaşılmasın. Bazı gençler, Ayetleri sağlıklı anlayamıyorlar. Sünneti de dışladıkları için ayetleri ve ahkamı kendilerine göre anlama modasına kapıldılar. Diğer yanda; İslam ülkelerinde yıllarca uygulanmış zulüm, kötü idare, dışlanmışlık, hor görülme gençleri daha da keskinleştirdi.
Gençlere özgüven vermeliyiz. Onları Kur'an-ı Kerim ve Sevgili Elçinin (s.a.v.) ahlakıyla buluşturmalıyız. Hz. Resul'ün toleransını, affediciliğini, ince siyasetini, hakim anlayışını, kuşatıcılığını gençlere anlatmalıyız.
İslam'ın yeryüzünü insansızlaştırmaya karşı olduğunu anlatmalıyız. Zulme razı olma, ama zulme de taraf olma demeliyiz. İnsanları kurban vererek veya kurban ederek bir yere varamayız.
Dış ülkelerin İslam ülkelerine karışmalarına engel olmanın yolu; güçlü ve caydırıcı olmaktır. Öldürmek, kaos, sindirme değil.
Günahsız bir insanı - kim olursa olsun - öldürmek insanlığı öldürmek gibidir. Kur'an-ı Kerim öyle buyuruyor.
Bunu söylerken İslam ülkelerinde her gün yüzlerce insanın hayatını kaybetmesini sinek gibi değersiz gören bağnazların da bir ders alabileceği ümidiyle söyledim. İnsanlığın; Ortadoğu ülkelerinde akan kanı durdurmak için de bütün ilgili güçlere ve ülkelere seslenmesi lazım.Seyirci kalması değil.
Yeniden şuurlu bir Müslümanlaştırma, yeniden şuurlu bir temel kaynaklara dönüş yolu açılmalıdır. Müslümanın misyonu gençlere anlatılmalı. Akaid öğretilmeli.
Fıkıh öğretilmeli.Alimlere saygı öğretilmeli. Hadis öğretilmeli. Kur'an-ı Kerimi doğru anlamak ve okumak öğretilmeli.
Herkesin kendine göre bir din oluşturamayacağı öğretilmeli. Dine dokunmanın, ilahi emirleri keyfi yorumlamanın bir felaketin yolunu açacağı anlatılmalıdır.
Bunları; bütün kaos ve kanın sebebi - haşa - Müslümanlardır veya İslam'dır gibi karalayıcı, çirkin ve kahredici bir kamuoyu oluşturmanın önüne geçebilmek için yazıyorum. Yolu doğru yola çevirmeliyiz. Sırat-ı Müstakim'e.
Fatiha'nın dediği sıratı müstakim. Aksi halde geleceğin günahkarları oluruz.
Ve elbette en sonda, en önemli soruyu sormalıyız. Neden bu çifte Standard. Nasıl bir medeniyet bu.
Suriye,Irak ve diğer bölgelerde her gün yüzlerce insan hayatını kaybediyor, ama dünya bunu bir hamburger haberi kadar dahi önemsemiyor.Görmüyor.
Susuyor. Haber niteliğinde bile görmüyor.
Burnu kanadığında bunu haber yapanlar, İslam âlemindeki bu kana neden duyarsızlar? Yoksa bu coğrayada ölüme itilenler insan değiller mi?
Adem'in çocukları değiller mi? Avrupalı, sorumlu gazeteciler, politikacılar bu çifte standardı görmeliler.Yoksa hepimiz kaybederiz.

NOT: Haftada 4 gün saat 15.00'te Atv'de canlı yayında sorularınızı cevaplıyorum. Gündüz kuşağındaki bu yeni programı sizinle paylaşmak istedim. Pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri. Diğer programlarımızda ise bir değişiklik yok. Rabbim tümümüze yardım etsin.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Cebrail’in göründüğü gün (22.05.2026)
  İflah olmaz hastalığımız: Haset (15.05.2026)
  Hz. Peygamber’i sevmek ne demektir? (08.05.2026)
  Vuslata hazır mısın? (01.05.2026)
  Ebu Bekir’iniz var mı? (24.04.2026)
  Aileler, evlatlarınızı koruyun (17.04.2026)
Sayfa Başı
29.05.2026 Ezan Vakitleri
İmsak : 03:35   İkindi : 17:05
Güneş : 05:29   Akşam : 20:34
Öğle : 13:06   Yatsı : 22:20
      Duyurular
22.05.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Cebrail’in göründügü gün" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
15.05.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Iflah olmaz hastaligimiz: Haset" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabili
Devamı...
08.05.2026
Hocamizin bu haftaki gazete de "Hz. Peygamber’i sevmek ne demektir?" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuya
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 3817
Bugün : 18122
Bu Ay : 487557
Bu Yıl : 2595735
Toplam : 194584258
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük