Günün Sözü : Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez. (Firdevsi)
16.12.2016 - Kaynak


O ağacın dalını tutan...


İsmi pek bilinmez. Tanınmaz. Öne çıkanlardan değildi. Ama Hz. Peygamber'in (s.a.v.) dönemini anlatan kitaplara -ağacın dalını tutan sahabi' tanımlamasıyla geçmiş.
Neydi o özel olay.
Hz. Peygamber (s.a.v.) vefatından 4 yıl önce, 1400 sahabeyle silahsız olarak, ihrama girmiş halde Mekke'ye gitti. Gayesi umre yapmaktı. Ancak Mekkeliler Hz. Peygamber'i (s.a.v.) ve sahabesini Kâbe'yi ziyaretten alıkoydular.
Hz. Peygamber (s.a.v.) ortamı yumuşatması, niyetlerini iletip müzakerede bulunması için damadı olan Hz. Osman'ı gönderdi. Mekke'ye, çok da yakın olmayan ve Hudeybiye denilen yere çadır kurdu.
Ancak bir müddet sonra Hz. Osman'ın öldürüldüğü haberi geldi. İşte bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.) orada bulunan 1400 sahabeyle bir ağacın dibinde bir araya gelerek biatta bulundu. Tek tek herkesin elini tuttu ve sonuna kadar, ölümüne kadar direnme ve sadakat yemini yaptılar.
O gün Hz. Peygamber bir ağacın altında oturmuş ve sahabenin sözlerini orada almıştı.
Ağacın tepesinden bir dal efendimizin yüzüne sarkıyordu. Bu satırlarda kendinden bahsettiğimiz sahabi 'Ma'kil bin Yesar' yemin boyunca o dalı elleriyle tutup Hz. Peygamber'in (s.a.v.) yüzüne gelmesine engel oldu. İşte o günkü o olay onun bir nişanı oldu. Ağacın dalını Efendimizin yüzünden uzaklaştıran sahabi olarak tarihe geçti. Kur'an-ı Kerim "ağacın altında seninle biatleşenlerden razı oldu" (Fetih, 18) ayetiyle o anı ölümsüzleştirmişti.
Hz. Ömer onu Basra'ya vali yaptı. Kendi ismiyle şöhret bulmuş büyük bir nehir kazandırdı Basra'ya. Makil Nehri ismi. Böylece iyilik ve iyi iş yapanların eserleriyle anılabileceğine yol açtı.
Son anlarında vefat ederken ziyaretine gelen Ubeydullah'a şu hadisi rivayet ediyordu:
Efendimiz şöyle buyurdu dedi: "Allah birini birilerine idareci yapar da o kişi de onlara Allah için tavsiyede ve öğütte bulunmazsa cennet kokusunu duyamaz.
Halbuki cennetin kokusu yüz yıl öteden duyulur." Allah'ın rahmeti üzerine olsun.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Sen doğmamışken ey Nebi (16.11.2018)
  Mevlana namazı anlatıyor (09.11.2018)
  Hz. Peygamber’i (s.a.v.) üzenler bedel ödedi (02.11.2018)
  Irkçılığı dinle dönüştürebiliriz (26.10.2018)
  Dünya Müslümanları neleri kaybetti? (19.10.2018)
  Kıymeti bilinmeyen nimet zail olur (12.10.2018)
Sayfa Başı
18.11.2018 Ezan Vakitleri
İmsak : 06:19   İkindi : 15:27
Güneş : 07:48   Akşam : 17:51
Öğle : 12:55   Yatsı : 19:14
      Duyurular
16.11.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Sen dogmamisken ey Nebi" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
09.11.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Mevlana namazi anlatiyor" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
02.11.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Hz. Peygamber’i (s.a.v.) üzenler bedel ödedi" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasin
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 1316
Bugün : 5441
Bu Ay : 81812
Bu Yil : 6351869
Toplam : 161361295
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük