Günün Sözü : Kul beni ailesinden, malından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz. (Hadis-i Şerif)
14.09.2018 - Kaynak


Yeni hicri yıla girdik


Muharrem ayındayız. Muharrem'in birinci günü (geçtiğimiz salı) hicri yılbaşı olarak kabul edilmiştir. O zaman Muharrem'in biri, yani üç gün önce hicri yılbaşıydı.
Peygamberimiz'in (s.a.v.) hayatında hicret bir dönüm noktası olmuştur. Mekke'de imkânsız hale gelen İslam davetini Efendimiz Taif'e iletmiş ve ama oradan tepki görmüştü. İnananları -sahabeyi- Habeşistan'a yönlendirmiş, diğer bir kısmını da Medine'yi örgütlemeye göndermişti.
Hicretin öncesi, hicretin bizzat kendisi ve sonrası birer strateji ve taktik şaheseridir. Efendimiz bu dönemlerin her birini Yüce Kudretin emirleri doğrultusunda ama beşeri zekâsının öncülüğünde gerçekleştirmiştir.
Hicret öncesi arkadaşlarını güvenli bölgeye göndermesi, evden çıkışı, Hz. Ali'yi yerinde bırakması, Hz. Ebu Bekir'i yanına alması, Sevr mağarasında üç gün gizlenmesi, Mekke-Medine yolunu göstersin diye yol uzmanı bir Mekkeli putperesti parayla tutması, yolculuk esnasında gündüz dinlenip gece yol alması gibi bütün detaylar hicretin insanlık tarihindeki en önemli hadiselerden birisi olduğunu, iyice etüt edilmesi gerektiğini bize gösteriyor.
Hz. Ömer'in halifeliği döneminde bir İslami takvim hazırlığına girişiliyor. Hangi hadisenin takvim yıl- başı olacağı konuşuluyor.
Nihayet Hz. Ali'nin teklifiyle hicretin başlangıcı Muharrem olarak kabul edilip hicri takvimin başı olarak ilan ediliyor.
Muharrem ayı Kameri (ayın hareketini esas alan) takvime göre 12 ayın ilk ayıdır. Kameri ayda güneşin değil, ayın hareketleri esas alınır.
Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye göçü yani miladi 622 tarihi, İslam takviminin başlangıcı yani, 'hicri 1' olarak kabul edilmiştir. Demek ki şu anda "hicri 1440" yılını kutluyoruz.
Miladi takvimi bütün dünyayla beraber kullanıyoruz.
Bunda bir garabet yok elbette. Ama bu gerçek; hicri takvime, Hz. Resulullah'ın yol haritasına kayıtsız kalma hakkını bize vermiyor. Hicri yılbaşında birbirimizi uyarmalı ve tebrikleşmeliyiz.
Zira hicret sadece bir takvim değil bu dinin yeryüzüne kök salması olayının başlangıcıdır. Ve dini, tarihi, sosyolojik, psikolojik, askeri, stratejik açıdan iyice incelenmelidir.


Paylaş : Facebook'a Paylaş Twitter'a PaylaşMyspace'e PaylaşDelicious'a PaylaşFriend Feed'e PaylaşTechnoratiye PaylaşDigg'de Paylaş




Diğer Yazılarımdan Bazıları
  Bizim amentümüz nedir? (07.12.2018)
  Şehirden önce insanı imar edelim (30.11.2018)
  Dinine saygısız dindarlar (23.11.2018)
  Sen doğmamışken ey Nebi (16.11.2018)
  Mevlana namazı anlatıyor (09.11.2018)
  Hz. Peygamber’i (s.a.v.) üzenler bedel ödedi (02.11.2018)
Sayfa Başı
12.12.2018 Ezan Vakitleri
İmsak : 06:40   İkindi : 15:22
Güneş : 08:12   Akşam : 17:43
Öğle : 13:04   Yatsı : 19:09
      Duyurular
07.12.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Bizim amentümüz nedir?" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz.
Devamı...
30.11.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Sehirden önce insani imar edelim" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabil
Devamı...
23.11.2018
Hocamizin bu haftaki gazete de "Dinine saygisiz dindarlar" yazisi çikti. Yazinin tümünü sitemizden veya gazetenin internet sayfasindan okuyabilirsiniz
Devamı...
      Ziyaretçi
                   Sayısı
Aktif : 9557
Bugün : 5977
Bu Ay : 84349
Bu Yil : 6502678
Toplam : 161512104
* 01.01.2011 Tarihi itibari ile
      Dini Sözlük